hosehours
/ 26
hosehours
hose[n][v]

hortum • hortumla sulamak,hortumla su vermek

hosebag[n]

orospu,sürtük

hosepipe[n]

hortum,esnek boru

hoser[n]

benzin hırsızı,sifoncu

hosiery[n]

çorap

hospice[n]

onmazlar hastanesi

hospitable[adj]

ılımlı

hospital[n]

hastane

hospital attendant[n]

hastane hademesi,hastane yardımcısı

hospital bed[n]

hastane yatağı,hastane karyolası

hospital care[n]

hastane bakımı,hastane tedavisi

hospital sign[n]

hastane işareti,hastane tabelası

hospital social worker[n]

hastane sosyal hizmet uzmanı

hospital ward[n]

hastane koğuşu,bakım ünitesi

hospitalisation[n]

hastaneye yatırılma

hospitalist[n]

hastane doktoru

hospitality[n]

misafirperverlik

hospitalization[n]

hastaneye yatırılma

hospitalize[v]

hastaneye yatırmak

host[n][v]

konuk eden kimse • bir yere davet edilmek

hostage[n]

rehine

hostel[n]

hostel

hostelry[n]

han,konaklama yeri

hostess[n]

restoranda müşteriyi karşılayan görevli

hostile[adj][n]

düşmanca,saldırgan • düşman,hasım

hostilities[n]

düşmanlıklar,çatışmalar

hostility[n]

düşmanlık

hot[adj][adv][v]

sıcak • sıcak bir şekilde, yakıcı bir şekilde • ısıtmak,sıcak yapmak

hot air[n]

boş laf

hot button[n]

gündemdeki konu

hot cake[n]

krep,gözleme

hot cereal[n]

sıcak tahıl,sıcak mısır gevreği

hot chocolate[n]

sıcak çikolata

hot cross bun[n]

sıcak haçlı çörek

hot desk[n]

paylaşımlı çalışma masası,ortak çalışma alanı

hot dog[n][interj]

hot dog • Süper,Harika

hot flash[n]

sıcak basması,ateş basması

hot foil trick[n]

sıcak folyo numarası

hot girl era[n]

ateşli kız çağı,seksi kız dönemi

hot girl summer[n]

ateşli kız yazı,kendinden emin kız yazı

hot hatch[n]

spor hatchback,hot hatch

hot lane[n]

ücretli hızlı geçiş şeridi,HOT şeridi

hot mess[n]

karman çorman

hot off the press[phrase]

matbaadan yeni çıkmış

hot pad[n]

ısıtıcı ped,elektrikli ısıtıcı paspas

hot pants[n]

kısa ve streç şort

hot pink[adj]

fuşya

hot plate[n]

elektrikli ocak

hot pot[n]

hot pot

hot potato[n]

çetrefilli mesele

hot rod[n]

yüksek hız ve performans için modifiye edilmiş araba,hot rod

hot salt fry[phrase]

sıcak tuzla pişirmek

hot sauce[n]

acılı sos

hot seat[n]
hot spring[n]

kaplıca,sıcak su kaynağı

hot stuff[n]

bayağı çekici insan

hot take[n]

tartışmalı görüş,sıcak yorum

hot to trot[phrase]

başlamak için can atmak

hot toddy[n]

bir tür sıcak ve alkollü içki

hot topic[n]

sıcak gündem konusu

hot tub[n]

jakuzi

hot under the collar[phrase]

çok öfkeli

hot up[v]

ısıtmak,sıcak hale getirmek

hot water bottle[n]

sıcak su torbası

hot weather[n]

sıcak hava dalgası,aşırı sıcaklar

hot-air balloon[n]

sıcak hava balonu

hot-blooded[adj]

ateşli

hot-desking[n]

paylaşımlı çalışma masaları,esnek ofis

hot-tempered[adj]

çabuk sinirlenen

hot-water heater[n]

sıcak su ısıtıcısı,su ısıtıcı tankı

hot-water tank[n]

sıcak su tankı,su ısıtıcısı

hot-wire[v]

kısa devre yaparak çalıştırmak,kontakları birleştirerek çalıştırmak

hotcake[n]

pankek

hotdish[n]

hotdish,Orta Batı güveci

hotel[n]

otel

hotel clerk[n]

resepsiyonist,resepsiyon görevlisi

hotel desk clerk[n]

otel resepsiyonisti,otel resepsiyon görevlisi

hotel room[n]

otel odası

hotelier[n]
hotfoot[v][adv][n]

hızlıca gitmek,acele etmek • hızlıca,aceleyle • sıcak ayak şakası,kibrit şakası

hothead[n]

sıcak kafa,düşüncesiz

hotheaded[adj]

öfkeli

hothouse[n]

sera

hotline[n]

kırmızı telefon hattı

hotly[adv]

şiddetle,hararetle

hotness[n]

sıcaklık,yüksek ısı

hotplate[n]

portatif ısıtıcı

hotshoe[n]

flaş yuvası

hotshot[n][adj]

çok yetenekli kimse • becerikli

hotspot[n]

sıcak nokta,gerilim odağı

hottie[n]

ateşli ve seksi

hound[n][v]

av köpeği • peşini bırakmamak

hound dog[n]

av köpeği,tazı

hour[n]

saat

hour hand[n]

saat ibresi,kısa ibre

hour-long[adj]

bir saatlik,bir saat süren

hourglass[n]

kum saati

hourglass figure[n]

kum saati vücut

hourly[adj][adv]

saat başı • saat başına

hours[n]

saatler,mesai

LanGeek
Uygulamayı İndir