highland cattlehistoric
/ 26
highland cattlehistoric
highland cattle[n]

highland sığırı

highland fling[n]

kuzey iskoçya'da ortaya çıkmış hareketli bir halk dansı

highland games[n]

Yayla oyunları,geleneksel İskoç atletizm yarışmaları

highlands[n]

yaylalar,dağlık bölgeler

highlight[v][n]

vurgulamak • ilginç bölüm

highlighter[n]

işaret kalemi

highlighter kid[n]

fosforlu çocuk,gösterişli çocuk

highly[adv]

yüksek derecede,son derece

highroad[n]

ana yol,otoyol

hightail it[phrase]

tüymek,kaçmak

highwaters[n]

çok kısa pantolonlar,yukarı çıkan pantolonlar

highway[n]

otoban

highway hynosis[n]

otoyol hipnozu,otoban hipnozu

highway patrol[n]

karayolu devriyesi,trafik polisi

highway robbery[n]

karayolu soygunu,otoyol soygunu

highway shield[n]

otoyol tabelası,otoyol kalkanı

highways and byways[phrase]

yollar ve sokaklar

hijab[n]

tesettür

hijack[v][n]

kaçırmak • gemi veya uçak kaçırma

hijacker[n]

uçak kaçıran kimse

hijacking[n]

uçak kaçırma,araç ele geçirme

hike[n][v]

kır yürüyüşü • yürüyüş yapmak

hike up[v]

yukarı çekmek

hiker[n]

uzun yürüyüş yapan

hiking[n]

doğa yürüyüşü

hiking boot[n]

yürüyüş botu

hilarious[adj]

gülünç

hilariously[adv]

komik bir şekilde

hilding[n]

korkak,değersiz

hill[n][v]

tepe • tepe oluşturmak,yığmak

hill of beans[phrase]

beş para etmez şey

hill radnor[n]

Hill Radnor koyunu

hillbilly[n]

ormanlık dağlarda yaşayan adam

hillbilly music[n]

köy müziği

hillfort[n]

tepe hisarı,höyük kalesi

hillock[n]

tepecik

hillside[n]

yamaç

hilltop[n]
hilly[adj]

dağlık

hilum[n]

bez veya organa kanalların, sinirlerin veya kan damarlarının girip çıktığı alan

him[pron]

ona/onu (erkek)

himalayan[n][adj]

Himalayan kedisi • Himalaya,Himalaya'ya ait

himalayan blunder[n]

ölümcül hata

himbo[n]

yakışıklı ama pek zeki olmayan adam,iyi niyetli ama aptal yakışıklı

himself[pron]

kendi

hind[n][adj]

dişi geyik • arkadaki

hind end[n]

arka kısım,popo

hind limb[n]

arka üye,arka bacak

hinder[v][adj]

alıkoymak • arka,arkaik

hindgut[n]

omurgalı embriyosunun yemek borusunun arka kısmı

hindi[n][adj]

hintçe • Hindu,Hinduca

hindlimb[n]

arka bacak

hindmost[adj]

en arkadaki

hindoo[n][adj]

Hintli,Hint • Hindu,Hinduizm ile ilgili

hindquarters[n]

sağrı

hindrance[n]

engelleme

hindsight[n]

geç anlama

hindu[n][adj]

Hindu,Hindistanlı • Hindu,Hinduizm ile ilgili

hinduism[n]

Hinduizm,Hinduizm

hindwing[n]

arka kanat

hinge[n][v]

menteşe • menteşe ile tutturmak,menteşe ile bağlamak

hinge on[v]

bağlı olmak,dayanmak

hinny[n]

katır

hint[v][n]

üstü kapalı söylemek • ima

hip[n][adj]

kalça • modaya uygun

hip bath[n]

oturma banyosu

hip boot[n]

balıkçı çizmesi

hip hip hooray[interj]

Hip hip hurra!,Yaşasın!

hip hop dance[n]

hip hop dansı

hip hop soul[n]

hip hop soul

hip pad[n]

kalça pedi,kalça koruyucu

hip-hitter[n]

kalça vurucu,üst rol oynayan

hip-hop[n]

hip-hop

hip-huggers[n]

düşük bel pantolon

hipbone[n]

kalça kemiği

hipped roof[n]

kırma çatı

hippie[n][adj]

hippi • hippi,çiçek çocuk

hippocampus[n]

hipokampus

hippocratic oath[n]

Hipokrat Yemini,Hipokrat Andı

hippopotamus[n]

su aygırı

hiragana[n]

hiragana

hire[v][n]

(birini) işe almak • işe alma, kiralama

hire out[v]

kiralamak,kiraya vermek

hired gun[n]

silahlı koruma

hired hand[n]

çiftlik işçisi,tarım işçisi

hirsute[adj]

kıllı

hirsuteness[n]

aşırı kıllılık,hirsutizm

hirsutism[n]

hirsutizm,aşırı kıllanma

hirudinean[n]

hirudinean,sülük

hirundinidae[n]

kırlangıçgiller

his[det][pron]

onun (erkek) • onun,onunki

hiss[v][n]

tıslamak • tıslama,ıslık

hissing[n]

tıslama,fısıltı

hissy fit[n]

sinir krizi

histamine[n]

histamin

histogram[n]

histogram

histology[n]

histoloji

histone[n]

histon,histon proteini

historian[n]

tarihçi

historic[adj]

tarihi

LanGeek
Uygulamayı İndir