hamdoghandily
/ 26
hamdoghandily
hamdog[n]

hamdog

hames[n]

karmaşa,düzensizlik

hammer[v][n]

çekiçle vurmak • çekiç

hammer away at[v]

durmadan çalışmak

hammer drill[n]

darbeli matkap

hammer out[v]

enine boyuna tartışıp sonuca varmak

hammer pants[n]

hammer pantolonlar,yüksek belli, kalçada geniş ve bileklerde daralan pantolonlar

hammer throw[n]

çekiç atma,çekiç fırlatma

hammerbeam roof[n]

çekiç kirişli çatı

hammered[adj]

çekiçlenmiş,dövülmüş

hammerhead[n]

çekiç başlı köpekbalığı

hammock[n]

hamak

hamper[v][n]

engellemek • çamaşır sepeti

hampshire[n]

Hampshire domuzu

hampshire down[n]

Hampshire Down koyunu

hampstead heath[n]

Hampstead Heath dişleri,Hampstead Heath dişlerim

hamster[n]

hamster

hamstring[n][v]

diz arkasındaki kiriş • hamstring keserek sakatlamak,arka bacak tendonlarını keserek sakat bırakmak

hamstring tendon[n]

hamstring tendonu,diz arkası tendonu

hanafuda[n]

hanafuda

hand[n][v]

el • vermek

hand and glove[phrase]

el ele

hand around[v]

etrafa dağıtmak,dolaştırmak

hand blower[n]

el kurutma makinesi,taşınabilir saç kurutma makinesi

hand calculator[n]

cep hesap makinesi,taşınabilir hesap makinesi

hand clapping[n]

alkış,el çırpma

hand clapping game[n]

el çarpma oyunu

hand crank[n]

el kolu,manuel krank

hand cream[n]

el kremi

hand cultivator[n]

el kültivatörü

hand dancing[n]

hand dansı

hand down[v]

aktarmak,miras bırakmak

hand drill[n]

el matkabı

hand gel[n]

dezenfektan jel

hand glass[n]

el büyüteci,el mikroskobu

hand grenade[n]

el bombası,el graniti

hand in[v]

sunmak

hand in glove[phrase]

birlikte iş görme

hand in hand[phrase]
hand in notice[phrase]

istifasını vermek

hand it to[phrase]
hand jive[n]

hand jive dansı

hand lotion[n]

el losyonu

hand luggage[n]

el bagajı

hand mirror[n]

el aynası

hand off[v]

devretmek,aktarmak

hand organ[n]

el orgu,laterna

hand out[v]

dağıtmak

hand over[v]

teslim etmek

hand over fist[adv]
hand over the baton to[phrase]

bayrağı devretmek

hand plane[n]

el rendesi

hand pump[n]

el pompası,manuel pompa

hand puppet[n]

kukla

hand sanitizer[n]

el dezenfektanı

hand saw[n]

el testeresi

hand soap[n]

el sabunu

hand to hand acrobatics[n]

el ele akrobasi

hand tool[n]

el aleti

hand towel[n]

el havlusu

hand truck[n]

el arabası

hand walking[n]

elle yürüme

hand wrap[n]

el sargısı,boks sargısı

hand-eye coordination[n]

el-göz koordinasyonu,görsel-motor koordinasyon

hand-gathering[n]

elle toplama,manuel toplama

hand-knit[adj][n]

elde örülmüş • taşınabilir dikiş takımı

hand-pick[v]

özenle seçmek,bizzat seçmek

hand-raise[v]

elle büyütmek,elle beslemek

hand-to-hand[adj]

göğüs göğüse,yakın dövüş

hand-to-mouth[adj]

günü kurtaran,elinden gelen

handbag[n]

el çantası

handball[n]

hentbol

handbasin[n]

lavabo

handbasket[n]

el sepeti,taşıma sepeti

handbill[n]

el ilanı,broşür

handbook[n]

kılavuz kitap

handbrake[n]

el freni,manuel fren

handbrake turn[n]

el freni dönüşü,el freni ile dönüş

handcar[n]

el arabası,handcar

handcart[n]

el arabası,el arabası

handclasp[n]

el sıkışma,tokalaşma

handcraft[n][v]

el işi,zanaat • elle yapmak,el ile yapmak

handcrafted[adj]

el yapımı

handcuff[n][v]

kelepçe • kelepçelemek

handcycle[n]

el bisikleti,el ile çalışan bisiklet

handedness[n]

el tercihi,el baskınlığı

handfucker[n]

mastürbatör,el çeken

handful[n]

avuç dolusu

handgrip[n]

tutamak,kavrama

handgun[n]

tabanca

handheld[adj]

elle kullanılır

handheld camera[n]

el kamerası

handheld game console[n]

taşınabilir oyun konsolu

handheld mixer[n]

el mikseri

handheld vacuum cleaner[n]

el süpürgesi

handhold[n]

tutacak,tutma yeri

handicap[n][v]

özürlülük • engellemek,zayıflatmak

handicapped[adj][n]

özürlü • engelliler,fiziksel engelli bireyler

handicraft[n]

zanaatkarlık

handily[adv]

becerikli bir şekilde,kolayca

LanGeek
Uygulamayı İndir