hunky-doryhydrotherapy
/ 26
hunky-doryhydrotherapy
hunky-dory[adj]

mükemmel,tatmin edici

hunt[v][n]

avlamak • av,avlanma

hunt for sport[phrase]

spor amacı avlama

hunted[adj]

kovalanmış,takip edilmiş

hunter[n]

avcı,iz sürücü

hunter green[adj]

koyu sarımsı yeşil

hunter-gatherer[n]

avcı-toplayıcı,avcı-toplayıcı

hunting[n]

avcılık

hunting dog[n]

av köpeği,tazı

hunting expedition[n]

av seferi,safari avı

hunting spider[n]

avcı örümcek

huntington's disease[n]

Huntington hastalığı

huntsman[n]

avcı,sürek avcısı

huntsman spider[n]

av avladığı örümcek

hurdle[n][v]

yarış engeli • engelleri aşmak,engeller üzerinden atlamak

hurdle race[n]

engelli koşu,engel yarışı

hurdler[n]

engelli koşucu,hurdlecı

hurdles[n]

engelli yarış

hurdling[n]

engelli koşu,engel atlama

hurdy gurdy[n]

laterna,döner keman

hurdy-gurdy[n]

hurdy-gurdy

hurl[v][n]

fırlatmak,savurmak • şiddetli fırlatma, sert atış

hurling[n]

hurling,hurling sporu

hurricane[n]

kasırga

hurricane glass[n]

hurricane bardağı

hurried[adj]

aceleci,telaşlı

hurriedly[adv]

aceleyle,telaşla

hurry[v][n]

acele etmek • telaş

hurry along[v]

hızlandırmak,acele ettirmek

hurry up[v]

acele etmek

hurt[v][n][adj]

incitmek,zarar vermek • yara • yaralı

hurtful[adj]

zarar verici,tahrip edici

hurtle[v]

ses yapmak

hurufiyya movement[n]

hurufiyya hareketi

husband[n][v]

koca • idareli kullanmak,tutumlu olmak

husbandry[n]

tarım

hush[v][n]

susmak,sessiz olmak • sessizlik,sükunet

hush money[n]

sus payı

hush puppy[n]

kızartılmış mısır ekmeği topu,hush puppy

hush up[v]

susturmak,sessiz olmalarını sağlamak

hush-hush[adj]

gizli,sessiz

hushed[adj]

fısıltılı,sessiz

hushpuppy[n]

yağda kızartılmış mısır unu keki

husk[n][v]

kabuk,zarf • kabuğunu çıkarmak,soymak

husk tomato[n]

kabuk domates,physalis

husky[n][adj]

Sibirya Kurdu • iri yarı

hussar monkey[n]

patas maymunu

hussy[n]

sürtük,orospu

hustings[n]

seçim mitingleri,kampanya etkinlikleri

hustle[v][n]

acele ettirmek,hızlandırmak • koşuşturma,telaş

hustle and bustle[phrase]
hustler[n]

dolandırıcı,hilekâr

hut[n]

kulübe

hutch[n]

küçük kafes

hutia[n]

capromyidae

hvac engineer[n]

HVAC mühendisi

hvac system[n]

HVAC sistemi

hyaena[n]

sırtlan,hyena

hyaena hyaena[n]

çizgili sırtlan,kahverengi sırtlan

hybrid[n][adj]

melez • melez,hibrit

hybrid genre[n]

melez tür

hybrid player[n]

hibrit oyuncu,çok yönlü oyuncu

hybrid publishing[n]

hibrid yayıncılık

hybrid vehicle[n]

hibrit araç,hibrit otomobil

hybrid working[n]

hibrit çalışma,hibrit çalışma modeli

hybridize[v]

melezlemek,hibritleştirmek

hydra[n]

su yılanı

hydrant[n]

yangın musluğu,hidrant

hydrate[n][v]

hidrat,hidratlı bileşik • su vermek,hidrate etmek

hydrated[adj]

hidratlaştırılmış

hydration[n]

hidrasyon

hydraulic[adj]

hidrolik

hydraulic jack[n]

hidrolik kriko

hydraulics[n]

hidrolik,akışkanlar mekaniği

hydro[n]

hidro,hidrokodon

hydrocarbon[n]

hidrokarbon,hidrojen ve karbon bileşiği

hydrocele[n]

hidrosel,su kesesi

hydrocodone[n]

hidrokodon

hydrocortisone[n]
hydrodynamics[n]

hidrodinamik

hydroelectric[adj]

hidroelektrik

hydroelectric turbine[n]

hidroelektrik türbin,su türbini

hydroelectricity[n]

hidroelektrik

hydrofoil[n]

hidrofil,kanatlı tekne

hydrogen[n]

hidrojen,hidrojen yakıtı

hydrogen bond[n]
hydrogen peroxide[n]

oksijenli su

hydroid[n]

hidroid,Hydrozoa sınıfına ait küçük, bitki benzeri su organizması

hydrologist[n]

hidrolog,hidroloji alanında uzman jeolog

hydrology[n]

hidroloji,su bilimi

hydrometer[n]

hidrometre

hydrometry[n]

hidrometri,su ölçümü

hydrophilic[adj]

hidrofilik,su moleküllerine güçlü bir çekim gösteren

hydrophobic[adj]

hidrofobik,su itmeyen

hydroponics[n]

hidroponik,topraksız tarım

hydropower[n]

hidrogüç

hydrosphere[n]

hidrosfer,su küresi

hydrostatics[n]

hidrostatik

hydrotherapeutics[n]

hidroterapi

hydrotherapy[n]

hidroterapi

LanGeek
Uygulamayı İndir