hemerobiid flyheroic poem
/ 26
hemerobiid flyheroic poem
hemerobiid fly[n]

küçük ve koyu renkli zarkanatlı sinek

hemicycle[n]

yarım daire,hemisikl

hemilaminectomy[n]

hemilaminektomi

hemisphere[n]

yarımküre

hemistich[n]

yarı dize

hemline[n]

etek boyu,giysi alt kenarı

hemlock[n]

tsuga,suçam ağacı

hemochromatosis[n]

hemokromatozis

hemodialysis[n]

hemodiyaliz

hemofiltration[n]

hemofiltrasyon

hemoglobin[n]

hemoglobin

hemoglobin electrophoresis[n]

hemoglobin elektroforezi

hemophilia[n]

hemofili

hemorrhage[n][v]

kanama • kanamak,fazla kan kaybetmek

hemorrhoid[n]

basur

hemorrhoids[n]

basur

hemp[n]

kenevir ipi,idam ipi

hen[n]

tavuk

hen night[n]

bekarlığa veda partisi,kına gecesi

hen party[n]

kızlara özel parti,bekarlığa veda partisi

hen-peck[v]

önemsiz şikayetlerle sürekli rahatsız etmek,banal şikayetlerle ısrarla taciz etmek

hence[adv]

bu nedenle

henceforth[adv]

bundan sonra,artık

henchman[n]

çıkarcı yandaş

hencoop[n]

kümes,kanatlı barınağı

hendecagon[n]

onbirgen

henge[n]

henge,taş çember

henhouse[n]

kümes,tavuk kümesi

henley shirt[n]

Henley gömlek,Henley kazak

henna[n][v]

kına • kınayla boyamak

henny[n]

Henny,Hennessy konyağı

hepatic duct[n]

hepatik kanal,karaciğer kanalı

hepatic flexure[n]

hepatik fleksura

hepatic vein[n]

karaciğer damarı

hepatitis[n]

hepatit

hephaestus[n]

Hefaistos

heptad[n]

heptad,yedi

heptadecagon[n]

onyedigen

heptagon[n]

yedigen

heptagonal pyramid[n]

yedigen piramit

heptahedron[n]

yedi yüzlü

heptathlon[n]

heptatlon,kadın atletler için yedi pist ve saha etkinliğinden oluşan kombine bir etkinlik

her[det][pron]

onun • ona/onu (kadın)

hera[n]

hera

herald[n][v]

haberci • duyurmak,müjdelemek

herb[n]

ot

herb tea[n]

bitki çayı,şifalı ot çayı

herbaceous[adj]

otsu

herbal[n][adj]

bitki çayı,şifalı ot çayı • bitkisel,herbal

herbal medicine[n]

herboloji

herbal tea[n]

bitki çayı

herbalism[n]

herboloji

herbalist[n]

bitki uzmanı

herbarium[n]

herbaryum

herbicide[n]

bitkileri yok eden madde

herbivore[n]

otçul hayvan

herbivorous[adj]

otobur

herculean[adj]

oldukça kuvvetli

herculean task[n]

devasa bir iş

hercules[n]

Herakles

herd[n][v]

sürü • gütmek,sürmek

herd immunity[n]

sürü bağışıklığı

herd mentality[n]

sürü psikolojisi

herder[n]

çoban,sürücü

herding[n]
herdwick[n]

Herdwick koyunu

here[adv][adj][n]

burada • burada,mevcut • burada,burası

here and now[n]

burada ve şimdi,şimdiki zaman

here and there[phrase]

çeşitli yerlerde

here for it[phrase]
hereabouts[adv]

buralarda,bu civarda

hereafter[adv][n]

bundan sonra,aşağıda • gelecek,istikbal

hereby[adv]

bu vesileyle

hereditament[n]

miras kalan varlık

hereditary[adj]

kalıtımsal

hereditary condition[n]

kalıtsal durum,kalıtsal hastalık

hereditary disease[n]

genetik bozukluk

heredity[n]

kalıtım

hereford[n]

hereford ineği

herein[adv]

bu belgede

heresy[n]

sapkınlık

heretic[n]

kafir

heretical[adj]

kafir

heretofore[adv]

şimdiye kadar,bugüne dek

heritage[n]

miras,kültürel miras

heritage center[n]

tarih merkezi

hermaphrodite[n][adj]

hermafroditlik • çift cinsiyetli

hermes[n]

hermes

hermetic[adj]

sımsıkı kapalı

hermit[n]

ermi,inzivaya çekilmiş kimse

hermit crab[n]

münzevi yengeç

hermitage[n]

keşiş kulübesi

hernia[n]

fıtık

hero[n]

yiğit

hero shooter[n]

kahraman nişancı

heroic[adj][n]

etkileyici • kahramanlık vezni,kahramanlık ölçüsü

heroic bloodshed[n]

Kahramanca Kan Dökmeler

heroic couplet[n]

kahramanlık anlatan beyit

heroic fantasy[n]

kahramanlık fantezisi

heroic poem[n]

kahramanlık şiiri,destan

LanGeek
Uygulamayı İndir