hulkhunky
/ 26
hulkhunky
hulk[n][v]
hulk out[v]

öfkeden kontrolden çıkmak,dramatik bir şekilde kontrolü kaybetmek

hulking[adj]

iri yarı,kocaman

hull[n][v]

gövde,tekne • kabuğunu soymak

hullo[n]

selam,merhaba

hum[v][n]

mırıldanmak • uğultu,vızıltı

human[adj][n]

insana ait • insan

human activity[n]

insan faaliyeti,insan eylemi

human behavior[n]

insan davranışı,insan davranışları

human being[n]

insan,insanoğlu

human beings[n]

insanlar,insan ırkının bireyleri

human billboard[n]

insan reklam panosu

human blockhead[n]

insan blok gösterisi

human body[n]

insan vücudu,insan organizması

human botfly[n]

sinek

human cannonball[n]

insan fırlatma

human capital[n]

beşeri sermaye

human dartboard[n]

insan ok tahtası

human elbow[n]

insan dirseği,dirsek eklemi

human foot[n]

insan ayağı,adam ayağı

human genome[n]

insan genomu,tam insan DNA'sı

human head[n]

insan kafası,bir insanın başı

human interest[n]

insanların ilgisini çeken konular

human knee[n]

insan dizi,diz eklemi

human leukocyte antigen[n]

insan lökosit antijen

human nature[n]

insan doğası,insanın özü

human participation award[n]

insan katılım ödülü,katılım ödülü

human poverty[n]

insan yoksulluğu,insani yoksunluk

human pyramid[n]

insan piramidi

human race[n]

insan ırkı,insanlık

human resources[n]

insan kaynakları

human resources officer[n]
human right[n]

insan hakları

human trafficking[n]

insan kaçakçılığı

human-powered[adj]

insan gücüyle çalışan,insan tarafından hareket ettirilen

humane[adj]

insancıl

humanism[n]

hümanizm

humanist[n][adj]

hümanist,liberal sanatlar öğrencisi • hümanist

humanistic[adj]

hümanist,insancıl

humanistic learning theory[n]

hümanist öğrenme teorisi,insancıl öğrenme yaklaşımı

humanitarian[adj][n]

insancıl • insani yardım görevlisi,hayırsever

humanities[n]

sosyal bilimler

humanity[n]

insaniyet

humanize[v]

insanlaştırmak

humankind[n]

insanlık,insan türü

humanoid[n]

humanoid,android

humans[n]

insanlar,insanoğlu

humble[adj][v]

mütevazı • küçük düşürmek,aşağılamak

humble beginnings[phrase]
humblebee[n]

bombus arısı

humblebrag[n]

mütevazı övünme,alçakgönüllü böbürlenme

humbleness[n]

alçak gönüllülük

humbly[adv]

alçakgönüllülükle

humbug[n][v]

aldatma,düzenbazlık • kazık atmak

humdrum[n][adj]

monotonluk,rutin • monoton

humectant[n]

nem tutucu

humerus[n]

kol kemiği

humid[adj]

rutubetli

humidifier[n]

rutubetlendirici

humidity[n]

rutubet

humidness[n]

nem,rutubet

humiliate[v]

aşağılamak

humiliated[adj]

küçük düşürülmüş

humiliating[adj]

aşağılayıcı,utandırıcı

humiliation[n]

utanç

humility[n]

alçakgönüllülük

humming[n]

uğultu,mırıltı

hummingbird[n]

sinek kuşu

hummock[n]

tümsek

hummus[n]

humus

humongous[adj]

devasa,kocaman

humor[n][v]

mizah • neşelendirmek,iyi bir ruh haline sokmak

humorist[n]

mizah yazarı

humorous[adj]

gülünç

humorously[adv]

şaka yollu

hump[n][v]

hörgüç • sikişmek,düzmek

humpback whale[n]

kambur balina

humus[n]

humus

hunch[n][v]

önsezi • sırtını kamburlaştırmak

hunch forward[v]

öne doğru eğilmek,omuzları öne çekerek eğilmek

hunch over[v]

kamburlaşmak,eğilmek

hundred and one[adj]

yüz bir

hundred thousand[adj]

yüz bin,yüzbin

hundred twenty-eighth note[n]

yüzyirmisekizlik nota

hundredth[n][det]

yüzüncü,yüzde bir • yüzüncü,yüzüncü olan

hung like a horse[phrase]
hung like a tic tac[phrase]
hung parliament[n]

hiçbir partinin mutlak çoğunluk sağlayamadığı parlamento

hung up[adj]

takıntılı,saplantılı

hungarian[adj][n]

macar • macar

hungarian goulash[n]

Macar gulaşı,Macar yahnisi

hungary[n]

Macaristan

hunger[n][v]

açlık • acıktırmak,açlık hissettirmek

hungrily[adv]

açlıkla,iştahla

hungry[adj]

hungry as a wolf[phrase]
hunk[n]

hoş ve kaslı erkek

hunker[v]

çömelmek,diz çökmek

hunker down[v]

çömelmek,diz çökmek

hunky[adj]

düzgün vücutlu erkek

LanGeek
Uygulamayı İndir