Ara
heartily
01
içtenlikle, samimiyetle
in a friendly, sincere, or warm manner
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
She heartily welcomed the guests at the door.
O, misafirleri kapıda içtenlikle karşıladı.
02
coşkuyla, enerjiyle
with enthusiasm, energy, or vigor
Örnekler
The team heartily cheered their captain's speech.
Takım, kaptanlarının konuşmasını coşkuyla alkışladı.
03
iştahla, bol bol
with a good appetite and in large amounts
Örnekler
After the hike, they ate heartily to regain their energy.
Yürüyüşten sonra, enerjilerini geri kazanmak için iştahla yediler.
Örnekler
I am heartily sorry for the mistake.
Hata için yürekten üzgünüm.
Leksikal Ağaç
heartily
hearty
heart



























