Ara
signaler
01
işaret etmek, belirtmek
indiquer, rendre visible ou attirer l'attention sur quelque chose
Örnekler
Le témoin signale un incident à la police.
Tanık, polise bir olayı bildirir.
02
bildirmek, rapor etmek
informer ou rapporter quelque chose à quelqu'un
Örnekler
Je signale cette situation pour éviter des problèmes.
Bu durumu sorunları önlemek için bildiriyorum.
03
belirtmek, işaret etmek
attirer l'attention sur quelque chose ou le mentionner
Örnekler
Nous signalons les changements à tous les participants.
Değişiklikleri tüm katılımcılara bildiriyoruz.
04
dikkat çekmek, kendini göstermek
attirer l'attention ou se faire remarquer
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
signale
1. çoğul kişi
signalons
gelecek zamanda 1. kişi
signalerai
şimdiki zaman ortacı
signalant
geçmiş zaman ortacı
signalé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
signalions
Örnekler
Il s' est signalé auprès du directeur par son travail remarquable.
Olağanüstü çalışmasıyla yöneticinin dikkatini çekti.
05
bildirmek, şikayet etmek
informer l'administration ou modérateurs qu'un message, commentaire ou compte est inapproprié ou viole les règles
Örnekler
Signaler un commentaire permet de protéger la communauté.
Bir yorumu bildirmek, topluluğu korumaya yardımcı olur.



























