Ara
travailler
01
çalışmak
faire une activité pour gagner de l'argent ou accomplir une tâche
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
travaille
1. çoğul kişi
travaillons
gelecek zamanda 1. kişi
travaillerai
şimdiki zaman ortacı
travaillant
geçmiş zaman ortacı
travaillé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
travaillions
Örnekler
Elle travaille comme professeur depuis dix ans.
O, on yıldır öğretmen olarak çalışıyor.
02
üzerinde çalışmak, çalışmak
faire des efforts pour améliorer ou réaliser quelque chose
Örnekler
Il travaille sur l' amélioration de ses compétences.
Çalışıyor becerilerini geliştirmek üzere.
03
şekil değiştirmek, eğilmek
se déformer ou changer de forme sous l'effet d'une contrainte
Örnekler
Le matériau peut travailler en fonction du climat.
Malzeme, iklime bağlı olarak çalışabilir.
04
yoğurmak, hamur yoğurmak
manipuler la pâte pour la rendre souple et homogène
Örnekler
Pour faire du pain, il faut savoir travailler la pâte.
Ekmek yapmak için, hamuru yoğurmayı bilmek gerekir.
05
çağırmak, davet etmek
faire appel à quelqu'un pour obtenir son aide ou sa présence
Örnekler
Elle a été travaillée pour participer à la réunion.
Toplantıya katılmak için çalışıldı.
06
denemek, çalışmak
faire des efforts pour réussir ou accomplir quelque chose
Örnekler
Tu dois travailler plus si tu veux réussir.
Başarılı olmak istiyorsan daha fazla çalışmalısın.



























