travailler
Pronunciation
/tʀavaje/

"travailler"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

travailler
01

çalışmak

faire une activité pour gagner de l'argent ou accomplir une tâche
travailler definition and meaning
example
Örnekler
Elle travaille comme professeur depuis dix ans.
O, on yıldır öğretmen olarak çalışıyor.
02

üzerinde çalışmak, çalışmak

faire des efforts pour améliorer ou réaliser quelque chose
travailler definition and meaning
example
Örnekler
Il travaille sur l' amélioration de ses compétences.
Çalışıyor becerilerini geliştirmek üzere.
03

şekil değiştirmek, eğilmek

se déformer ou changer de forme sous l'effet d'une contrainte
travailler definition and meaning
example
Örnekler
Le matériau peut travailler en fonction du climat.
Malzeme, iklime bağlı olarak çalışabilir.
04

yoğurmak, hamur yoğurmak

manipuler la pâte pour la rendre souple et homogène
travailler definition and meaning
example
Örnekler
Pour faire du pain, il faut savoir travailler la pâte.
Ekmek yapmak için, hamuru yoğurmayı bilmek gerekir.
05

çağırmak, davet etmek

faire appel à quelqu'un pour obtenir son aide ou sa présence
travailler definition and meaning
example
Örnekler
Elle a été travaillée pour participer à la réunion.
Toplantıya katılmak için çalışıldı.
06

denemek, çalışmak

faire des efforts pour réussir ou accomplir quelque chose
travailler definition and meaning
example
Örnekler
Tu dois travailler plus si tu veux réussir.
Başarılı olmak istiyorsan daha fazla çalışmalısın.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store