Ara
élever
01
inşa etmek, yapmak
construire ou bâtir quelque chose en hauteur
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzensiz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
élève
1. çoğul kişi
élevons
gelecek zamanda 1. kişi
élèverai
şimdiki zaman ortacı
élevant
geçmiş zaman ortacı
élevé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
élevions
Örnekler
Ils élèvent un immeuble moderne dans le centre-ville.
Şehir merkezinde modern bir bina yükseltiyorlar.
02
yükseltmek, artırmak
augmenter ou hausser quelque chose
Örnekler
Il a élevé la voix pour se faire entendre.
Duyulmak için sesini yükseltti.
03
yetiştirmek, büyütmek
s'occuper d'un enfant pour qu'il grandisse
Örnekler
Ils élèvent leurs enfants avec beaucoup d'amour.
Çocuklarını çok sevgiyle yetiştirirler.
04
yetiştirmek, bakmak
s'occuper d'animaux pour les faire grandir
Örnekler
Ils élèvent des chevaux dans cette ferme.
Bu çiftlikte at yetiştiriyorlar.
05
yükselmek, artmak
monter en hauteur ou en quantité
Örnekler
Le prix du pétrole s'est élevé rapidement.
Petrol fiyatı hızla yükseldi.
06
yükselmek, ilerlemek
atteindre un rang , un niveau ou une position plus haut(e)
Örnekler
Il s'est élevé au rang de directeur.
Yükseldi ve müdür rütbesine ulaştı.
07
sesini yükseltmek, karşı çıkmak
exprimer fermement son opposition à quelque chose
Örnekler
Plusieurs citoyens se sont élevés contre la nouvelle loi.
Birkaç vatandaş yeni yasaya karşı yükseldi.



























