Ara
buluşmak, görüşmek
Yarın sohbet etmek için kafede buluşacağız.
buluşmak, karşılamak
Uçağı indiğinde onunla havaalanında buluşmayı kabul etti.
bir araya gelmek
Ekip, projenin ilerlemesini tartışmak için yarın toplanacak.
tanışmak
Yarın oryantasyonda yeni iş arkadaşımla tanışacağım.
karşılaşmak, rastlamak
Dün kahve dükkanında eski arkadaşımla karşılaştım.
karşılaşmak, rastlamak
Ormanda bisiklet sürerken, yalnız bir geyikle karşılaştık.
ulaşmak, yerine getirmek
O, ayın satış hedefini tuturmak için çok çalıştı.
karşılaşmak, yüzleşmek
Yolculuğu sırasında beklenmedik engellerle karşılaştı.
karşılamak, almak
Önerisi, ekip tarafından onaylandı.
yüzleşmek, karşılamak
O, korkularıyla yüzleşmeye ve onları tek tek ele almaya karar verdi.
karşılaşmak (spor)
Takımımız şampiyonluk maçında onların takımıyla karşılaşacak.
buluşmak, birleşmek
İki nehir birleşme noktasında buluşur, büyüleyici bir doğa manzarası oluşturur.
görünmek, ortaya çıkmak
Dağın zirvesine ulaştıklarında gözlerine çarpıcı manzara çarptı.
karşılamak, ödemek
Burs, eğitimi için öğrenim ücretlerini karşılayacak.
karşılaşma, atletik toplantı
uygun, münasip
Leksikal Ağaç



























