ill-humouredimminent
/ 23
ill-humouredimminent
ill-humoured[adj]

huysuz,kötü huylu

ill-mannered[adj]

kaba,terbiyesiz

ill-natured[adj]

huysuz

ill-omened[adj]

talihsiz

ill-scented[adj]

kötü kokulu,pis kokulu

ill-smelling[adj]

kötü kokulu,pis kokulu

ill-starred[adj]

şanssız

ill-tempered[adj]

huysuz,sinirli

ill-timed[adj]

zamansız,uygunsuz

ill-treat[v]

kötü muamele etmek,eziyet etmek

ill-treated[adj]

kötü muamele görmüş

ill-treatment[n]

kötü muamele,acımasız muamele

illative case[n]

hareket hâli

illbient[n]

illbient müziği

illegal[adj][n]

yasadışı • kaçak

illegally[adv]

kanuna aykırı bir şekilde

illegible[adj]

okunaksız,çözülemez

illegitimacy[n]

gayrimeşruluk

illegitimate[adj][n]

gayrimeşru • gayri meşru çocuk,piç

illegitimately[adv]

gayri meşru bir şekilde

illiberal[adj]

dar görüşlü

illiberality[n]

cimrilik

illicit[adj]

gayri meşru

illicitly[adv]

yasa dışı olarak, gayri meşru bir şekilde

illimitable[adj]

sonsuz

illinois[n]

Illinois,Illinois eyaleti

illiteracy[n]

okuma yazma bilmeme

illiterate[adj][n]

okuma yazma bilmeyen • okuma yazma bilmeyen,cahil

illness[n]

hastalık

illogical[adj]

mantıkdışı

illogically[adv]

mantıksızca,tutarsız bir şekilde

illume[v]

aydınlatmak,ışıklandırmak

illuminant[n]

aydınlatıcı

illuminate[v]

aydınlatmak

illuminated[adj]

aydınlatılmış,ışıklı

illuminated manuscript[n]

tezhip

illumination[n]

aydınlanma,manevi aydınlanma

illumine[v]

ışıklandırmak

illusion[n]

illüzyon

illusionist[n]

illüzyonist,kahin

illusionistic ceiling painting[n]

optik illüzyonlu tavan resmi

illusive[adj]

hayali

illusory[adj]

hayali

illustrate[v]

örnekle açıklamak

illustrated[adj]

resimli,çizimlerle süslenmiş

illustration[n]

illüstrasyon

illustrative[adj]

açıklayıcı,örnekleyici

illustrator[n]

illüstratör

illustrious[adj]

şanlı

ilocano[n]

Ilocano, Filipinler'de konuşulan, öncelikle Ilocano halkı tarafından ve Igorot halkı ile Cagayan Vadisi'nin yerleşimcileri arasında lingua franca olarak kullanılan bir Avustronezya dili,Ilocano, Filipinler'de esas olarak Ilocano halkı tarafından konuşulan ve Igorot halkı ile Cagayan Vadisi'nin yerli yerleşimcileri arasında ortak dil olarak kullanılan bir Avustronezya dili

ilx[adj]

elli dokuz,altmış eksi bir

ilxx[adj]

altmış dokuz,altmış dokuz

ilxxx[adj]

yetmiş dokuz,yetmiş dokuzuncu

image[n][v]

görüntü • hayal etmek,gözünde canlandırmak

image scanner[n]

görüntü tarayıcı,resim tarayıcı

image stabilization[n]

görüntü sabitleme

imagery[n]

betimleme

imaginable[adj]

hayal edilebilir

imaginary[adj][n]

düşsel • hayali,sanalsayı

imagination[n]

hayal etme

imaginative[adj]

yaratıcı

imaginatively[adv]

hayal gücüyle,yaratıcı bir şekilde

imagine[v]

akılda canlandırmak

imaging agent[n]

görüntüleme maddesi

imam[n]

imam,manevi rehber

imax screen[n]

IMAX ekranı

imbalance[n]

dengesizlik

imbecile[n][adj]

aptal,geri zekalı • aptal,geri zekalı

imbibe[v]

soğurmak

imbiber[n]

içici, ayyaş

imbibing[n]

emme,sıvı tüketme

imbibition[n]

emme,sıvı tüketme eylemi

imbrication[n]

örtüşme,kiremit düzeni

imbroglio[n]

yanlış anlaşılma

imbrue[v]

bulaştırmak

imbue[v]

boyamak

imitate[v]

taklit etmek,kopyalamak

imitation[n][adj]

taklit • taklit,sahte

imitative[adj]

taklitçi,taklide dayalı

imitator[n]

taklitçi

immaculate[adj]

tertemiz

immaculately[adv]

kusursuz bir şekilde,lekesizce

immaterial[adj]

önemsiz

immature[adj]

olgunlaşmamış

immaturely[adv]

olgunlaşmamış bir şekilde

immeasurable[adj]

ölçülemez

immeasurably[adv]

ölçülemez derecede,sonsuz derecede

immediate[adj]

acil

immediately[adv][conj]

hemen • hemen ardından,derhal

immense[adj]

çok büyük

immensely[adv]

gayet

immensurable[adj]

ölçülemez, sonsuz

immerse[v]

daldırmak

immersion[n]

daldırma,daldırma vaftiz

immersive[adj]

sürükleyici,etkileyici

immersive theater[n]

daldırıcı tiyatro

immigrant[n]

göçmen

immigrate[v]

göç etmek

immigration[n]

göç

imminent[adj]

eli kulağında

LanGeek
Uygulamayı İndir