inform oninjury
/ 23
inform oninjury
inform on[v]

ihbar etmek,ispiyonlamak

informal[adj]

teklifsiz

informality[n]

informellik

informally[adv]

gayriresmi bir biçimde

informant[n]

bilgi veren kimse

information[n]

bilgi

information and communications technology[n]

bilgi ve iletişim teknolojisi

information desk[n]

danışma,bilgi masası

information processing theory[n]

bilgi işleme teorisi,enformasyon işleme teorisi

information technology[n]

bilgi teknolojisi

informational[adj]

bilgilendirici,eğitici

informative[adj]

bilgilendirici

informed[adj]

bilgili,haberdar

informed consent[n]

bilgilendirilmiş onay

informed judgment[n]
infotainment[n]

bilgi-eğlence,infoteyit

infra[adv]

infra,aşağıda

infraction[n]

ihlal

infrared[adj][n]

kızılötesi,enfraruj • kızılötesi,kızılötesi radyasyon

infrared photography[n]

kızılötesi fotoğraf

infrastructure[n]

altyapı

infrequent[adj]

nadir

infrequently[adv]

nadiren,seyrek olarak

infringe[v]

ihlal etmek

infringement[n]

ihlal

infuriate[v]

çileden çıkarmak

infuriated[adj]

öfkeli,kızgın

infuriating[adj]

öfkelendirici,sinir bozucu

infuse[v]

aşılamak,doldurmak

infusion[n]

aşılama

ingeminate[v]

haksızca tekrarlamak,taraf tutmak

ingenious[adj]

zeki

ingeniously[adv]

ustalıkla,zekice

ingenue[n]

saf genç kız rolü,bir oyunda masum ve saf bir genç kadının rolü

ingenuity[n]

yaratıcılık

ingenuity gap[n]

beceri açığı,yaratıcılık uçurumu

ingenuous[adj]

saf

ingest[v]

mideye indirmek

ingestion[n]

alım,tüketim

inglenook[n]

şömine köşesi

inglorious[adj]

utandırıcı

ingloriously[adv]

şerefsizce, onursuzca

ingraft[v]

birlikte dikmek

ingrain[v][adj][n]

işlemek,derinlemesine kazımak • lif boyası,iplik boyası • kökleşmiş alışkanlık,doğuştan gelen özellik

ingrain carpet[n]

çift taraflı elyaf halı

ingrained[adj]

kökleşmiş

ingrate[n]

nankör

ingratiate[v]

gözüne girmeye çalışmak

ingratiating[adj]

yağcı,dalkavuk

ingratitude[n]

nankörlük

ingredient[n]

bileşen

ingress[n]

giriş,erişim

ingurgitate[v]

tıka basa yemek,oburca yemek

inhabit[v]

ikamet etmek

inhabitant[n]

sakin,ikamet eden

inhabited[adj]

meskun

inhalation[n]

inhalasyon

inhale[v]

nefes almak

inhaler[n]

inhaler

inharmonious[adj]

uyumsuz,armoniksiz

inhere[v]

içkin olmak,doğasında olmak

inherent[adj]

doğasında var olan

inherently[adv]

doğası gereği,özünde

inherit[v]

miras almak

inheritable[adj]
inheritance[n]

miras,veraset

inherited[adj]

kalıtsal,doğuştan

inherited disorder[n]

kalıtsal bozukluk,genetik hastalık

inherited runner[n]

mirasçı koşucu,devralınan koşucu

inhibit[v]

yasaklamak

inhibited[adj]

ket vurulmuş,çekingen

inhibition[n]

engelleme

inhibitor[n]
inhibitory[adj]

engelleyici,baskılayıcı

inhospitable[adj]

konuk sevmez

inhuman[adj]

merhametsiz

inhumane[adj]

merhametsiz

inhumation[n]

gömme,defin

inhume[v]

defnetmek

inimical[adj]

arkadaşça olmayan

inimitable[adj]

eşsiz

iniquitous[adj]

haksız

iniquity[n]

kötülük

initial[adj][n][v]

ilk • baş harf • parafe etmek, baş harflerle imzalamak

initialism[n]

kısaltma,akronim

initially[adv]

başlangıçta

initiate[v][n]

başlatmak • inisiyeli,aşina olan

initiate an inquiry[phrase]
initiation[n]

başlatma,göreve başlama

initiative[n][adj]

girişkenlik • girişim

inject[v]

iğne yapmak

injectable filler[n]

dolgu enjeksiyonu

injection[n]

enjeksiyon

injera[n]

injera

injudiciously[adv]

düşüncesizce,akılsızca

injunction[n]

resmi emir

injure[v]

yaralamak,incitmek

injured[adj]

mağdur

injurious[adj]

zararlı,tahrip edici

injury[n]

yara

LanGeek
Uygulamayı İndir