impunityin dire straits
/ 23
impunityin dire straits
impunity[n]

cezadan muaf olma

impure[adj]

saf olmayan

impurity[n]

safsızlık,atık

impute[v]

üstüne yıkmak

in[prep][adv][adj][n][prefix]

[da, de, ta, te] • içeri • müsait,mevcut • içeridekiler,güç sahipleri • in,im

in a bad mood[phrase]
in a body[phrase]

topluca

in a calm sea every man is a pilot[sentence]

kolay durumlarda herkes liderlik yapabilir

in a fit of pique[phrase]

incinen gururla

in a fix[phrase]
in a flash[adv]

bir anda,göz açıp kapayıncaya kadar

in a fog[phrase]

kafası dumanlı

in a heartbeat[phrase]
in a heartfelt way[adv]

içten bir şekilde,derin bir duyguyla

in a higher place[adv]

daha yüksekte,daha yüksek bir yerde

in a hole[phrase]
in a huff[phrase]

öfkeli ve alınmış

in a hurry[adv]

aceleyle,telaşla

in a light[phrase]

kötü gösterecek şekilde

in a nutshell[adv]

kısacası

in a pickle[phrase]

fena halde sıkışmış

in a pinch[phrase]
in a row[adv]

üst üste, ard arda

in a rut[phrase]

rutine saplanmış

in a second[adv]

bir saniye içinde,hemen

in a sense[adv]

bir anlamda,bir bakıma

in a similar fashion[adv]

benzer şekilde,benzer bir tarzda

in a spot[phrase]

zor durumda

in a stew[phrase]

çok kaygılı ve huzursuz

in a tick[phrase]
in a tight corner[phrase]

köşeye sıkışmış

in a trice[phrase]

bir anda

in a way[adv]

bir şekilde,bir bakıma

in a while, crocodile[phrase]
in a word[adv]

sözün kısası

in a world of own[phrase]

kendi dünyasında

in absentia[adv]

yokluğunda,gıyabında

in accord with[phrase]

-e uyarak

in accordance with[prep]

doğrultusunda

in action[phrase]

iş başında

in addition[adv]

ayrıca,bunun yanı sıra

in addition to[prep]

ayrıca

in adherence to[prep]

uygun olarak,bağlı kalarak

in advance[adv][adj]

önceden • önceden, öncelikli

in agreement with[prep]

ile uyumlu,ile aynı fikirde

in aid of[prep]

yardım amacıyla,destek olmak için

in alignment with[prep]

ile uyumlu,doğrultusunda

in all[adv]

toplamda,hepsi birlikte

in all honesty[adv]

açık söylemek gerekirse

in all probability[phrase]

ne olursa olsun

in and of themselves[phrase]
in any case[adv]

her halukarda

in apple-pie order[phrase]

kusursuz düzen içinde

in arrears[phrase]

ödenmemiş bakiyesi olmak

in association with[prep]

ile birlikte,ortaklığıyla

in bed with[phrase]

iş birliği içinde olmak

in birthday suit[phrase]

anadan üryan

in black and white[phrase]

yazılı olarak

in blood[phrase]

kanında olmak

in books[phrase]

birinin gözüne girmiş olmak

in brief[adv]

kısaca,özetle

in broad daylight[phrase]

güpegündüz

in broad strokes[phrase]

genel hatlarıyla

in bulk[adv]
in cahoots[phrase]

iş birliği içinde

in case[conj][adv]

diye,olursa diye • bu durumda,böyle bir durumda

in case of[prep]

durumunda,ihtimaline karşı

in character[adv]

karakterinde,karakterine uygun

in charge of[prep]

sorumlu

in circles[phrase]

aynı yerde saymak

in close proximity to[prep]

hemen yakınında,çok yakınında

in coherence with[prep]

ile uyumlu,ile ahenk içinde

in cold blood[phrase]

soğukkanlılıkla

in combination with[prep]

ile birlikte,birlikte

in common[adv]

müştereken

in common with[adv]

ortak olarak,paylaşılan

in company[adv]

topluluk içinde,şirkette

in comparison[adv]

karşılaştırıldığında,kıyasla

in compliance with[prep]

uygun olarak,ile uyumlu

in concert with[prep]

birlikte,iş birliği içinde

in conclusion[adv]

sonuç olarak,kısaca

in concurrence with[prep]

ile uyum içinde,ile aynı anda

in conformity with[prep]

-e uygun olarak

in congruence with[prep]

ile uyumlu,ile ahenk içinde

in conjunction with[prep]

ile birlikte,işbirliği içinde

in connection with[prep]

ile bağlantılı olarak,ile ilişkili olarak

in contrast[adv]

[-in] aksine

in contrast to[prep]

aksine,karşıtlık içinde

in control[adj]

denetimde

in corner[phrase]
in correspondence with[prep]

ile uyumlu,ile paralel

in crosshairs[phrase]

hedef tahtasında

in danger[adv]

tehlikede,risk altında

in day[phrase]

en başarılı dönemi

in deep shit[phrase]
in deep water[phrase]

büyük belada

in defense[phrase]
in demand[adj]

çok talep gören,aranan

in detail[adv]

ayrıntılı olarak,detaylı bir şekilde

in dire straits[phrase]

çok zor durumda

LanGeek
Uygulamayı İndir