insiderinsular
/ 23
insiderinsular
insider[n]

üye

insider dealer[n]

içeriden bilgi sızdıran tacir,içeriden öğrenen tacir

insider trading[n]

içeriden bilgiyle ticaret,içeriden öğrenenlerin ticareti

insidious[adj]

sinsi

insight[n]

içgörü

insightful[adj]

anlayışlı

insignificance[n]

önemsizlik

insignificant[adj]

önemsiz,değersiz

insincerely[adv]

samimiyetsizce

insinuate[v]

üstü kapalı söylemek

insipid[adj]

tatsız tuzsuz

insist[v]

üzerinde durmak

insist on[v]

ısrar etmek

insistence[n]

ısrar

insistent[adj]

ısrarlı

insofar as[conj]

kadarıyla,ölçüde

insole[n]

iç taban,tabanlık

insolence[n]

küstahlık

insolent[adj]

küstah

insoluble[adj]

çözülemez

insolvency[n]

iflas

insolvent[adj][n]

borcunu ödeyemeyen • iflas etmiş,borcunu ödeyemeyen

insomnia[n]

uyuyamazlık

insomniac[n][adj]

uykusuzluk çeken kimse • uykusuz,uyuyamayan

insouciance[n]

aldırmazlık

insouciant[adj]

kaygısız

inspect[v]

denetlemek,incelemek

inspection[n]

denetim,kontrol

inspection and repair[n]

denetim ve onarım,bakım ve onarım

inspector[n]

komiser

inspiration[n]

ilham

inspirational[adj]

ilham verici

inspirational fiction[n]

ilham verici kurgu

inspire[v]

teşvik etmek

inspired[adj]

olağanüstü

inspiring[adj][n]

ilham veren • ilham,motivasyon

inspirit[v]

cesaretlendirmek,ilham vermek

inspo[n]

ilham,yaratıcı motivasyon

inst[adj]

mevcut,bu ayın

instability[n]

kararsızlık

instal[v]

kurmak,ayarlamak

install[v]

kurmak

installation[n]

montaj

installation art[n]

kurulum sanatı

installment[n]

taksit

instance[n][v]

oluşum • örnek vermek

instant[n][adj]

an,anlık • anlık

instant book[n]

anında kitap

instant breakfast[n]

hazır kahvaltı

instant camera[n]

fotoğraf çekildikten hemen sonra baskısını veren fotoğraf makinesi

instant coffee[n]

hazır kahve

instant messaging[n]

hızlı mesajlaşma

instant replay[n]

ağır çekim tekrar gösterme

instant-message[v]

anlık mesajlaşmak

instantaneous[adj]

anlık,çabuk

instantaneously[adv]

anında,hemen

instantly[adv][conj]

hemen • hemen ardından,görür görmez

instead[adv]

yerine

instead of[prep]

yerine,onun yerine

instep[n]

ayağın üst kısmı

instep protector[n]

ayak üstü koruyucu,empeyn koruyucu

instigate[v]

kışkırtmak

instigation[n]

kışkırtma

instigator[n]

başlatıcı

instill[v]

yavaş yavaş öğretmek

instinct[n][adj]

iç güdü • dolu,nüfuz etmiş

instinctive[adj]

içgüdüsel,doğuştan gelen

instinctively[adv]

içgüdüsel şekilde

instinctually[adv]

içgüdüsel olarak,içgüdüyle

institute[v][n]

kurmak • enstitü

institution[n]

kuruluş

institutional[adj]

kurumsal,örgütsel

institutional 9[n]

Cezbedici hapishane personeli,Hapishane çekicisi

institutional pressure[n]
institutionally[adv]

kurumsal olarak, kurumsal açıdan

instruct[v]

öğretmek,eğitmek

instruction[n]

talimat

instructional[adj]

eğitici,öğretici

instructional scaffolding[n]

öğretimsel iskele,geçici öğretim desteği

instructional theory[n]

öğretim teorisi,eğitim teorisi

instructions[n]

talimatlar,kullanım kılavuzu

instructive[adj]

öğretici

instructor[n]

eğitmen

instrument[n][v]

araç • donatmak,enstrüman takmak

instrument panel[n]

gösterge paneli,enstrüman paneli

instrumental[adj][n]

enstrümantal • enstrümantal

instrumental case[n]

vasıta eki

instrumental motivation[n]

araçsal motivasyon

instrumental rock[n]

enstrümantal rock

instrumental-comitative case[n]

araç-beraberlik hali

instrumentalist[n]

enstrümanist

instrumentally[adv]

araçsal olarak,enstrümantal bir şekilde

insubstantial[adj]

maddesiz,gerçek dışı

insufferable[adj]

dayanılmaz

insufferably[adv]

dayanılmaz bir şekilde, çekilmez bir biçimde

insufficiency[n]

yetersizlik

insufficient[adj]

kifayetsiz

insufficiently[adv]

yetersiz bir şekilde,yeterli olmayan bir biçimde

insulant[n]

yalıtkan,yalıtım malzemesi

insular[adj]

adaya ait

LanGeek
Uygulamayı İndir