intercourseinternship
/ 23
intercourseinternship
intercourse[n]

alışveriş,iletişim

intercrosse[n]

intercrosse,temasız lakros versiyonu

intercut[v]

ara çekim eklemek

interdental[n]

dişarasıl ses

interdental brush[n]

interdental fırça,diş arası fırçası

interdependent[adj]

birbirine bağlı,karşılıklı bağımlı

interdict[v][n]

yasaklamak,men etmek • enterdi,kilise yasağı

interdisciplinary[adj]

disiplinler arası

interest[n][v]

ilgi • ilgisini çekmek

interest rate[n]

faiz oranı

interest-free[adj]

faizsiz, faiz ödemesiz

interested[adj]

ilgili

interesting[adj]

enteresan

interestingly[adv]

ilginç biçimde

interface[n]

arayüz,yüzey arayüzü

interfere[v]

müdahale etmek,engel olmak

interfere with[v]

müdahale etmek

interference[n]

müdahale,engelleme

interferon[n]
intergalactic[adj]

gökadalar arası

intergovernmental[adj]

hükümetler arası

interim[adj][n]

geçici • ara,geçici dönem

interior[n][adj]

iç kısım • dahili

interior angle[n]

iç açı,iç köşe

interior design[n]

iç mimari,iç dekorasyon

interior designer[n]

iç tasarım

interior monologue[n]

içsel monolog

interior offensive line[n]

iç ofansif çizgi,ofansif iç çizgi

interior wall[n]

iç duvar

interject[v]

arasına koymak

interjection[n]

ünlem

interlace[v]

birbirine dolamak

interlanguage[n]

ara dil

interleaf[n]

kitaba eklenen boş sayfa

interlibrary loan[n]

kütüphaneler arası ödünç verme,kütüphaneler arası ödünç verme hizmeti

interlingual rendition[n]

diller arası çeviri,interlingual yorum

interlock[n][v]

kenetlenme,birbirine geçme • kenetlemek,birbirine geçirmek

interlocutor[n]

muhatap

interloper[n]

başkasının işine burnunu sokan

interlude[n][v]

perde arası • ara müzik çalmak,ara vermek

intermediary[n][adj]

aracı • aracılık eden

intermediate[adj][n][v]

ara • ara ürün • aracılık yapmak

intermediate slope[n]

orta seviye pist

intermediator[n]

arabulucu,aracı

interment[n]

defin,gömme

intermezzo[n]

intermezzo

interminable[adj]

sonsuz

intermission[n]

ara

intermit[v]

durdurmak

intermittency[n]

aralıklılık

intermittent[adj]

aralıklı

intermittently[adv]

aralıklı olarak,kesintili bir şekilde

intern[n][v]

stajyer doktor • staj yapmak,stajyer olarak çalışmak

internal[adj]

içsel

internal carotid artery[n]

internal karotid arter

internal combustion engine[n]

içten yanmalı motor,içten yanmalı makine

internal conflict[n]

içsel çatışma

internal ear[n]

iç kulak,kulak labirenti

internal iliac artery[n]

iç iliak arter

internal iliac vein[n]

iç iliak ven

internal jugular vein[n]

iç juguler ven

internal linguistic change[n]

içsel dil değişimi

internal medicine[n]

dahiliye hekimliği

internal reconstruction[n]

içsel yeniden yapılanma

internal rhyme[n]

iç kafiye

internalize[v]

içselleştirmek,özümsemek

internally[adv]

içten

internally displaced person[n]

ülke içinde yerinden edilmiş kişi,iç göçmen

international[adj][n]

uluslararası • enternasyonal,uluslararası sosyalist örgüt

international bodyboarding association[phrase]
international english language testing system[n]

IELTS

international general certificate of secondary education[n]

Uluslararası Genel Ortaöğretim Sertifikası,Uluslararası Ortaöğretim Diploması

international gymnastics federation[n]

Uluslararası Jimnastik Federasyonu,UJF

international law[n]

uluslararası hukuk,milletlerarası hukuk

international match point[n]

Uluslararası Maç Puanı

international monetary fund[n]
international orange[adj]

enternasyonal turuncu

international phonetic alphabet[n]

Uluslararası Fonetik Alfabe

international powerlifting federation[n]

Uluslararası Powerlifting Federasyonu,UPF

international sign[n]

uluslararası işaret dili

international standard book number[n]

Uluslararası Standart Kitap Numarası

international style[n]

uluslararası tarz

international swimming league[n]

Uluslararası Yüzme Ligi,Uluslararası Yüzme Şampiyonası

international weightlifting federation[n]

Uluslararası Halter Federasyonu,UHF

internationalism[n]

enternasyonalizm,uluslararası nitelik

internationalist[n][adj]

uluslararasıcı,enternasyonalist • enternasyonalist,enternasyonalist

internationally[adv]

uluslararası açıdan

internecine[adj]

öldürücü

internet[n]

internet

internet access[n]

internet erişimi

internet art[n]

internet sanatı

internet cafe[n]

İnternet kafe

internet celebrity[n]

internet fenomeni

internet of things[phrase]

nesnelerin interneti

internet poisoning[phrase]
internet service provider[n]

internet servis sağlayıcısı

internet site[n]

internet sitesi,web sitesi

interneuron[n]

internöron

internist[n]

dahiliye uzmanı,iç hastalıkları uzmanı

internship[n]

stajyerlik

LanGeek
Uygulamayı İndir