indisputableinexcusable
/ 23
indisputableinexcusable
indisputable[adj]

muhakkak

indisputably[adv]

kesin olarak

indistinct[adj]

belirsiz

indistinctly[adv]

belirsizce,karışık bir şekilde

indistinguishable[adj]

ayırt edilemez

individual[n][adj]

birey • özgün

individual medley[n]

bireysel karışık,bireysel medley

individual sport[n]

bireysel spor,tekli spor

individualism[n]

bireycilik,ferdiyetçilik

individualist[n][adj]

bireyci • bireyci

individualistic[adj]

bireyci

individuality[n]

bireysellik

individualized[adj]

kişiselleştirilmiş,bireyselleştirilmiş

individually[adv]

birer birer

indivisible[adj]

bölünemez,ayrılamaz

indo-aryan languages[n]

Hint-Aryan dilleri

indo-european languages[n]

Hint-Avrupa dilleri

indo-iranian languages[n]

Hint-İran dilleri

indoctrinate[v]

beyin yıkamak,öğretmek

indolence[n]

miskinlik

indolent[adj]

tembel,üşengeç

indomitable[adj]

boyun eğmez

indonesia[n]

Endonezya

indonesian[n][adj]

Endonezyaca • Endonezyalı,Endonezya'ya ait

indoor[adj]

kapalı (mekan)

indoor activity[n]

kapalı alan etkinliği,iç mekan aktivitesi

indoor climbing[n]

kapalı alan tırmanışı,iç mekan tırmanışı

indoor cricket[n]

kapalı alan kriketi,salon kriketi

indoor smoker[n]

tütsüleme aleti

indoor soccer[n]

salon futbolu,futsal

indoors[adv][n]

içeri • ev içi

indri[n]

babakoto

indri brevicaudatus[n]

kısa kuyruklu indri,siyah, beyaz ve samur renginde kalın ipeksi kürke sahip Madagaskar'ın büyük kısa kuyruklu lemuru

indri indri[n]

indri indri,Madagaskar kısa kuyruklu büyük lemuru

indris[n]

indri,babakoto

indubitable[adj]

şüphesiz

indubitably[adv]

kuşkusuz,şüphesiz

induce[v]

ortaya çıkmasına neden olmak

inducement[n]

teşvik

induct[v]

resmen göreve almak

inductance[n]
inductee[n]

acemi asker

induction[n]

kabul,katılım

inductor[n]

indüktör,bobin

indulge[v]

tatmin etmek

indulgent[adj]

müsamahakâr

industrial[adj]

sanayi

industrial estate[n]

sanayi bölgesi,endüstriyel alan

industrial folk music[n]

endüstriyel halk müziği

industrial hip hop[n]

endüstriyel hip hop

industrial music[n]

endüstriyel müzik

industrial revolution[n]

Sanayi devrim

industrial waste[n]

endüstriyel atık,sanayi atığı

industrialist[n]

fabrika sahibi

industrialization[n]

sanayileşme,endüstrileşme

industrialize[v]

sanayileşmek,endüstriyel hale gelmek

industrialized[adj]

endüstrileşmiş

industrially[adv]

endüstriyel olarak

industrious[adj]

çalışkan

industriously[adv]

çalışkan bir şekilde,özenle

industriousness[n]

çalışkanlık,gayret

industry[n]

üretim

industry plant[n]

endüstri bitkisi,endüstri tarafından üretilen sanatçı

indycar series[n]

IndyCar serisi,IndyCar şampiyonası

inebriant[n]

bir alkol,alkollü bir içki

inebriate[n][v]

ayyaş,alkolik • sarhoş olmak,içkiyi fazla kaçırmak

inebriated[adj]

sarhoş

inebriation[n]

sarhoşluk

inedible[adj]

yenilmez

ineffable[adj]

anlatılmaz

ineffective[adj]

etkisiz

ineffectively[adv]

etkisiz bir halde

ineffectual[adj]

faydasız

inefficacious[adj]

verimsiz

inefficient[adj]

savurgan

inefficiently[adv]

verimsiz bir şekilde

inelegant[adj]

zarif olmayan,kaba

inelegantly[adv]

zarafetsizce, şıklıktan uzak bir şekilde

ineligible[adj]

uygun görülmeyen

ineluctable[adj]

kaçınılmaz

ineluctably[adv]

kaçınılmaz bir şekilde

inept[adj]

beceriksiz

ineptly[adv]

beceriksizce,yetersizce

inequality[n]

eşitsizlik

inequity[n]

adaletsizlik

inerrable[adj]

yanılmaz,hatasız

inerrant[adj]

hatasız,yanlışsız

inert[adj]

hareketsiz

inert gas[n]

inert gaz,soylu gaz

inertia[n]

eylemsizlik

inescapable[adj]

kaçınılmaz,önlenemez

inescapably[adv]

kaçınılmaz bir şekilde,zorunlu olarak

inessential[n][adj]

gereksiz,önemsiz • gereksiz,önemsiz

inessive case[n]

içinde bulunma hali

inestimable[adj]

paha biçilemez

inevitability[n]

kaçınılmazlık

inevitable[adj][n]

kaçınılmaz • kaçınılmaz olan,önlenemez olan

inevitably[adv]

çaresiz bir şekilde

inexact[adj]

yanlış,kesin olmayan

inexcusable[adj]

mazur görülemez

LanGeek
Uygulamayı İndir