interoperabilityintravenous pyelogram
/ 23
interoperabilityintravenous pyelogram
interoperability[n]

birlikte çalışabilirlik,uyumluluk

interpellate[v]

sorgulamak,resmi olarak sorguya çekmek

interpersonal[adj]

kişilerarası,ilişkisel

interpersonally[adv]

kişilerarası olarak,bireyler arası bir şekilde

interphase[n]

interfaz,ara evre

interplanetary[adj]

gezegenler arası

interplay[n]

etkileşim,oyun

interpol[n]

Interpol,Uluslararası Polis Teşkilatı

interpolate[v]

tahrif etmek

interpose[v]

araya girmek,kendini araya koymak

interposition[n]

araya girme

interpret[v]

yorumlamak,anlamak

interpretable[adj]

yorumlanabilir,anlaşılabilir

interpretation[n]

yorum,anlayış

interpreter[n]

tercüman

interpretive[adj]

yorumlayıcı, hermeneutik

interpretive dance[n]

yorumlayıcı dans

interpunct[n]

ara nokta

interregnum[n]

fetret dönemi,hükümdarlar arası geçiş dönemi

interrobang[n]

soru işaretiyle ünlem işaretinin birleşik olarak kullanıldığı işaret

interrogate[v]

sorguya çekmek

interrogation[n]

sorgulama

interrogation point[n]

soru işareti,soru imi

interrogative[n][adj]

soru,soru cümlesi • sorgulayıcı,soruşturma ile ilgili

interrogative adjective[n]

soru sıfatı

interrogative adverb[n]

soru zarfı

interrogative determiner[n]

soru edatı

interrogative pronoun[n]

soru zamiri

interrogatory[n][adj]

sorgulama,soruşturma • sorgulayıcı,soruşturma ile ilgili

interrupt[v][n]

ara vermek • kesme,kesme sinyali

interrupted[adj]

kesintili,ara veren

interruption[n]

kesinti

intersect[v]

kesişmek

intersecting[adj]

kesişen,birleşen

intersection[n]

kesişim,kavşak

intersectional[adj]

birbiriyle ilişkili

intersectionality[n]

kesişimsellik,kesişimsel yaklaşım

intersex[n]

interseks

intersperse[v]

değiştirmek

interstate[adj][n]

eyletler arası,eyletlerarası • eyaletler arası otoyol,eyaletler arası karayolu

interstate highway[n]

eyaletler arası otoyol,eyaletler arası karayolu

interstellar[adj]

yıldızlar arası

interstellar medium[n]

yıldızlararası ortam,yıldızlararası madde

interstice[n]

çatlak

intertextuality[n]

metinlerarasılık

intertidal[adj]

gelgit arası,gelgit arası bölgeye ait

intertwine[v]

birbirine dolamak,iç içe geçmek

interval[n]

aralık,mola

interval training[n]

aralıklı antrenman

intervene[v]

araya girmek

intervention[n]

aracılık

intervention capture[n]

rakibin taşları arasında kalıp yenilme

interventionism[n]

müdahalecilik

interventionist[adj]

müdahaleci,devletçi

interview[v][n]

görüşme yapmak • ropörtaj

interview panel[n]

mülakat paneli,görüşme kurulu

interview room[n]

mülakat odası,görüşme odası

interviewee[n]

ropörtaj yapılan kişi

interviewer[n]

görüşme yapan kimse

intervocalic voicing[n]

iç ünlü sertleşmesi

interweave[v]

örtmek,birleştirmek

intestacy[n]

vasiyetsiz ölme

intestate[adj]

vasiyetsiz

intestinal[adj]

bağırsağa ait

intestinal obstruction[n]

intestinal obstrüksiyon

intestine[n]

bağırsak

intimacy[n]

yakınlık (ilişki)

intimate[adj][v][n]

samimi • ima etmek,sezdirmek • sırdaş,yakın

intimately[adv]

yakından,samimi bir şekilde

intimation[n]

ima

intimidate[v]

gözdağı vermek

intimidated[adj]

gözü korkmuş,korkutulmuş

intimidating[adj]

göz korkutucu

intimidation[n]

gözdağı,tehdit

into[prep]

içine

into the wind[adv]

rüzgara karşı,rüzgarın geldiği yöne

into thin air[phrase]

sırra kadem basmış

intolerable[adj]

katlanılamaz

intolerably[adv]

dayanılmaz bir şekilde,katlanılmaz bir şekilde

intolerance[n]

hoşgörüsüzlük

intolerant[adj]

müsamahasız

intonation[n]

tonlama

intonational[adj]

tonlama ile ilgili

intoxicant[n][adj]

sarhoş edici madde,uyuşturucu • sarhoş edici

intoxicate[v]

sarhoş etmek

intoxicated[adj]

sarhoş,esrik

intoxicating[adj]

sarhoş edici

intracellular[adj]

hücre içi

intractable[adj]

kolay kontrol edilemeyen

intrados[n]

kemer karnı

intramural[adj]

kurum içi

intranet[n]

yerel ağ bağlantıları

intransigence[n]

uzlaşmazlık

intransigent[adj]

uzlaşmaz

intransitive[n][adj]

geçişsiz,geçişsiz fiil • geçişsiz

intransitive verb[n]

geçişsiz eylem

intrauterine device[n]

rahim içi araç,spiral

intravenous[adj]

damar içi

intravenous pole[n]

serum askısı

intravenous pyelogram[n]

intravenöz piyelografi

LanGeek
Uygulamayı İndir