imminentlyimperturbable
/ 23
imminentlyimperturbable
imminently[adv]

yakında,hemen

immiscible[adj]

karıştırılamaz

immobile[adj]

hareket edemez,sabit

immobilize[v]

hareket edemez hale getirmek

immoderate[adj]

aşırı

immoderately[adv]

ölçüsüzce,aşırı bir şekilde

immolate[v]

kurban etmek

immoral[adj]

ahlaksız

immortal[adj][n]

ölümsüz,ebedi • ölümsüz,tanrı

immortalize[v]

ebedileştirmek

immortelle[n]

ölmez çiçek

immovable[n][adj]

gayrimenkul,taşınmaz • taşınmaz

immoveable[adj]

hareket etmeyen, değişmez

immune[n][adj]

bağışık,bağışık kişi • bağışık

immune carrier[n]

bağışık taşıyıcı,immün taşıyıcı

immune response[n]

bağışıklık tepkisi,immün yanıt

immune system[n]

bağışıklık sistemi

immunity[n]

muafiyet

immunization[n]

bağışıklığı artırma

immunize[v]

aşılamak

immunochemistry[n]

bağışıklık kimyası

immunocompromised[adj]

bağışıklığı baskılanmış, immün yetmezliği olan

immunodeficiency[n]

bağışıklık yetmezliği

immunofixation blood test[n]

immünofiksasyon kan testi,kan immünofiksasyon testi

immunological[adj]

immünolojik

immunologist[n]

bağışıklık uzmanı

immunology[n]

bağışıklık bilimi

immunosuppression[n]

immünosupresyon

immunotherapy[n]

bağışıklık tedavisi

immure[v]

hapsetmek

immutable[adj]

değişmez

impact[n][v]

etki • etki bırakmak

impact driver[n]

darbeli matkap

impact on[v]

üzerinde etkisi olmak,etkilemek

impact screwdriver[n]

darbeli tornavida

impactful[adj]

etkileyici,vurucu

impaction[n]

çarpmak,vuruş

impair[v]

zayıflatmak

impaired[adj]

zayıflamış,bozulmuş

impairment[n]

bozulma,hasar

impala[n]

impala

impale[v]

kazıklamak,delmek

impalpable[adj]

kavranılmaz

impart[v]

aktarmak

impartial[adj]

tarafsız

impartiality[n]

tarafsızlık

impartially[adv]

tarafsızca,yansız bir şekilde

impassable[adj]

geçilemez

impasse[n]

zor durum

impassioned[adj]

ateşli

impassive[adj]

kayıtsız

impassively[adv]

duygusuzca,his göstermeden

impassivity[n]

duygusuzluk,kayıtsızlık

impasto[n]

impasto

impatience[n]

sabırsızlık

impatient[adj]

toleranssız

impatiently[adv]

sabırsızlıkla

impeach[v]

suçlamak,itham etmek

impeachable[adj]

suçlanabilir,itham edilebilir

impeachment[n]

görevi kötüye kullanma suçlaması

impeccable[adj]

kusursuz

impeccably[adv]

kusursuz bir şekilde,mükemmel bir şekilde

impeccant[adj]

kusursuz,günahsız

impecunious[adj]

züğürt

impedance[n]
impede[v]

engellemek

impediment[n]

engel,mani

impel[v]

iteklemek

impend[v]

yakın olmak

impending[adj]

yaklaşan,gelecek

impenetrable[adj]

geçilmez,nüfuz edilemez

impenitent[adj]

pişmanlık duymayan

impenitently[adv]

pişmanlık göstermeden,tövbesizce

imperative[adj][n]

zorunlu • zorunluluk,önemli görev

imperative mood[n]

emir kipi,zorunluluk kipi

imperative verb[n]

emir kipi

imperatively[adv]

zorunlu olarak

imperceptible[adj]

algılanamaz

imperceptibly[adv]

farkedilmez bir şekilde,algılanamayacak kadar

imperfect[adj][n]

kusurlu • şimdiki geçmiş zaman

imperfectible[adj]

eksil hale getirilemez

imperfection[n]

kusurluluk

imperforate hymen[n]

deliksiz kızlık zarı

imperial[adj][n]

imparatorluk ile ilgili • imperial,çatı bagajı

imperial gallon[n]

imperyal galon,İngiliz galonu

imperialism[n]

emperyalizm

imperialist[n][adj]

emperyalist,emperyalizm yanlısı • emperyalist,sömürgeci

imperil[v]

teklikeye sokmak

imperious[adj]

buyurgan

imperishable[adj]

bozulmaz, kalıcı

impermanent[adj]

geçici,kalıcı olmayan

impermissible[adj]

yasak

impersonal[adj]

şahsi olmayan

impersonal passive voice[n]

kişisiz edilgen çatı

impersonal pronoun[n]

kişisiz zamir

impersonate[v]

rolüne girmek

impersonation[n]

taklit etme

impersonator[n]

taklitçi

impertinent[adj]

küstah

imperturbable[adj]

soğukkanlı

LanGeek
Uygulamayı İndir