azar azar
zamanı gelince
ciddiyetle,samimiyetle
gerçekte • yürürlükte,etkili
kendi alanında
özünde,esasen
fazlası,aşkın
karşılığında,yerine
birinin gözünde
gerçekte
lehine • bir şey birinin lehinde olmak
lehine,destek olarak
önünde,ön tarafta
önünde
yerine getirme kapsamında,ifa etme bağlamında
tamamen
büyük bir coşkuyla
tüm hızıyla sürmek
vitese takılmış,dişliye geçirilmiş
genel olarak,genellikle
coşkuyla övgüyle
emin ellerde
ikiye,yarıya
kontrol altında
emin ellerde
ile uyum içinde,ile ahenk içinde
yeniden iş başında
son derece gücenmiş
tam gaz
keyfi yerinde
onuruna
umuduyla,beklentisiyle
başını derde sokmuş
uyum içinde
aynı şekilde, karşılık olarak
işbirliği içinde olmak
yerine,karşılığında
ışığında,göz önünde bulundurularak
aynı şekilde,benzer şekilde
sırada,kuyrukta • veraset sırasında,sıradaki
doğrultusunda
yaşayanların hafızasında
aşık,tutkun
olayların ortasında
kusursuz durumda
bana göre
benim nacizane fikrime göre
sadece adı var
niteliğinde,türünden
ihtiyaç sahibi,muhtaç
iyi durumda
çok kısa sürede
açıkça
itaat ederek,uyarak
görevde,makamda
en başından beri içinde
tek hamlede
birinin görüşüne göre
-e karşı
düzenli
için,amacıyla
ki,böylece
amacıyla,için
başka bir ifadeyle
ile paralel olarak,ile eşzamanlı olarak
kısmen,bir kısmı
özellikle
tesadüfen,arada bir
bizzat
yerinde • bir şeyin yerine
yerine,yerine geçerek
basitçe söylemek gerekirse
{tutar} net kâr
elinde bulunan,sahip olunan
iktidarda,güç sahibi
gerçekte
tercih ederek,yerine
özel olarak,gizlice
halka açık, açıkça
peşinde,ardından
gerçek hayatta,aslında
gerçekte
elinde olan,almış olan
referans olarak,ile ilgili olarak
ile ilgili olarak,hakkında