pénétrer
p
pe
pe
énét
net
net
rer
ʁe
re
relâcherorchidéesinistrélucidité

"pénétrer"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

pénétrer
01

girmek, içeri girmek

entrer dans un lieu, souvent en franchissant une barrière ou une frontière 
pénétrer definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
pénètre
1. çoğul kişi
pénétrons
gelecek zamanda 1. kişi
pénétrerai
şimdiki zaman ortacı
pénétrant
geçmiş zaman ortacı
pénétré
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
pénétrions
Örnekler
L'armée a pénétré dans la zone interdite. 

Ordu, yasak bölgeye girdi.

02

nüfuz etmek, işlemek

traverser une substance ou un matériau 
pénétrer definition and meaning
Örnekler
L'huile pénètre rapidement le tissu. 

Yağ, kumaşa hızla nüfuz eder.

03

kavramak

comprendre profondément une idée ou un concept après une réflexion intense 
pénétrer definition and meaning
Örnekler
Il a mis des années à pénétrer la philosophie de Kant. 

Kant'ın felsefesini nüfuz etmek yıllarını aldı.

04

nüfuz etmek, sızmak

s'infiltrer dans les pensées, la culture ou un système 
Örnekler
Ces valeurs pénètrent lentement la société. 

Bu değerler topluma yavaş yavaş nüfuz ediyor.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store