to blunder
blun
ˈblʌn
blan
der
bounderblinderblender

"blunder"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to blunder
01

gaf yapmak

to commit an embarrassing and serious mistake out of carelessness or stupidity 
Intransitive
to blunder definition and meaning
gayriresmî
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
blunder
3. tekil kişi
blunders
şimdiki zaman ortacı
blundering
basit geçmiş zaman
blundered
geçmiş zaman ortacı
blundered
Örnekler
He blundered by sending the email to the wrong recipient. 

O, e-postayı yanlış alıcıya göndererek büyük bir hata yaptı.

02

düşünmeden söylemek

to say something in a careless, foolish, or confused way 
Transitive: to blunder a remark
Örnekler
He blundered his apology and made it sound insincere. 

Özürünü beceriksizce dile getirdi ve samimiyetsiz görünmesine neden oldu.

03

el yordamıyla ilerlemek, beceriksizce hareket etmek

to move awkwardly or without clear direction 
Intransitive: to blunder somewhere
Örnekler
Without a flashlight, they blundered along the unlit trail. 

El feneri olmadan, aydınlatılmamış patikada şaşkın şaşkın ilerlediler.

Blunder
01

hata, pot kırması

a careless or foolish mistake, often resulting in negative consequences 
gayriresmî
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
blunders
Örnekler
The manager's blunder in the financial report led to a significant loss for the company. 

Yöneticinin finansal rapordaki hatası, şirket için önemli bir kayba yol açtı.

02

taktiksel hata

a serious tactical or positional mistake that results in a significant disadvantage or loss of material, often leading to a loss of the game 
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store