regressive assimilationreliable
/ 27
regressive assimilationreliable
regressive assimilation[n]

gerileyici benzeşim

regret[v][n]

pişman olmak • pişmanlık

regretful[adj]

pişman

regretfully[adv]

ne yazık ki,üzüntüyle

regrettable[adj]

üzücü,esef verici

regrettably[adv]

ne yazık ki,maalesef

regroup[v]

yeniden gruplandırmak,yeniden düzenlemek

regrowth[n]

yeniden büyüme,yenilenme

regular[adj][n]

düzenli • devamlı müşteri

regular as clockwork[phrase]

dakik

regular coffee[n]

düzenli kahve,krema ve şekerli kahve

regular convex polyhedron[n]

düzgün dışbükey çokyüzlü,Platonik katı

regular convex solid[n]

düzenli dışbükey katı,düzenli dışbükey çokyüzlü

regular polygon[n]

düzgün çokgen

regular polyhedron[n]

düzgün çokyüzlü,Platonik katı

regular script[n]

düzenli yazı

regular verb[n]

kurallı fiil

regularity[n]

düzenlilik,istikrar

regularly[adv]

düzenli olarak

regulate[v]

ayarlamak

regulated[adj]

düzenlenmiş, kontrollü

regulation[n][adj]

kural • belirlenmiş kurallara uygun

regulator[n]

regülatör,akış regülatörü

regulatory[adj]

düzenleyici

regulatory sign[n]

düzenleyici işaret,yönetmelik işareti

regulatory t cell[n]

düzenleyici T hücresi

regurgitate[v]

kusmak,çıkarmak

rehab[n]

rehabilitasyon

rehabilitate[v]

rehabilite etmek

rehabilitation[n]

rehabilitasyon,topluma kazandırma

rehabilitative[adj]

rehabilitasyon, iyileştirici

rehash[v][n]

tekrar gündeme getirmek • tekrar,yeniden işleme

rehearsal[n]

prova

rehearse[v]

prova yapmak

reheat[v]

yeniden ısıtmak

rehoboam[n]

kapasitesi altı normal şişeye denk gelen bir şarap şişesi

reign[v][n]

saltanat sürmek • saltanat dönemi

reiki[n]

reiki

reimagine[v]

yeniden hayal etmek,farklı bir şekilde düşünmek

reimburse[v]

giderini karşılamak

rein[n][v]

dizgin • dizginlerle veya dizgin gibi kontrol etmek ve yönlendirmek,dizginlerle veya benzeriyle yönetmek ve yönlendirmek

reincarnation[n]

reenkarnasyon

reindeer[n]

ren geyiği

reindeer moss[n]

ren geyiği likeni

reinforce[v]

sağlamlaştırmak

reinforced concrete[n]

betonarme

reinforcement[n]

takviye

reinstate[v]

haklarını iade etmek

reintroduce[v]

yeniden tanıtmak,tekrar sunmak

reinvent[v]

yaşam tarzını değiştirmek

reinvent the wheel[phrase]
reinvigorate[v]

canlandırmak,yeniden enerji vermek

reinvigorated[adj]

yenilenmiş,canlanmış

reiterate[v]

defalarca söylemek

reject[v][n]

reddetmek • reddetme,çürük

rejection[n]

red

rejoice[v]

sevinmek,neşelenmek

rejoicing[n][adj]

sevinç,neşe • zaferli,sevinçli

rejoin[v]

tekrar katılmak

rejoinder[n]

sert cevap

rejuvenate[v]

gençleştirmek,canlandırmak

rekindle[v]

canlandırmak,yeniden alevlendirmek

relapse[n][v]

nüks,geri dönüş • eski haline dönmek

relatable[adj]

anlaşılabilir

relate[v]

bağlantı kurmak

relate to[v]

kendini bir şeyle bağlantılı hissetmek,birisiyle anlaşabilmek

related[adj]

ilişkin

related to[prep]

ile ilgili,bağlantılı

relatedly[adv]

ilgili olarak,bununla bağlantılı olarak

relation[n]

ilişik

relational art[n]

ilişkisel sanat

relationship[n]

ilişki

relative[adj][n]

nisbi • akraba

relative adverb[n]

bağlaç zarfı

relative clause[n]

ilgileme cümlesi

relative poverty[n]

göreli yoksulluk,nispi yoksulluk

relative pronoun[n]

ilgi adılı

relatively[adv]

nispeten

relativism[n]

rölatizm,kültürel görelilik

relativistic[adj]

rölativist

relativity[n]

görelilik,ilişki

relax[v]

kafa dinlemek

relaxant[n][adj]

rahatlatıcı • rahatlatıcı, gevşetici

relaxation[n]

rahatlama

relaxed[adj]

rahatlamış

relaxing[adj]

rahatlatıcı

relay[v][n]

iletmek,aktarmak • bayrak yarışı,aktarım

relay race[n]

bayrak yarışı,röle yarışı

release[v][n]

serbest bırakmak • yayınlanmış eser

release aid[n]

bırakma yardımcısı,tetikleyici

relegate[v]

yetkilendirmek

relent[v]

boyun eğmek

relentless[adj]

acımasız,durmak bilmeyen

relentlessly[adv]

acımasızca,dur durak bilmeden

relevance[n]

alaka

relevance theory[n]

bağıntı kuramı

relevant[adj]

ilgili

releve[n]

balede parmak ucu üzerinde durma

reliability[n]

güvenilirlik

reliable[adj]

güvenilir

LanGeek
Uygulamayı İndir