rock hopperromaine
/ 27
rock hopperromaine
rock hopper[n]

kaya zıplayıcı,kaya zıplayan penguen

rock hyrax[n]

kaya damanı

rock kangaroo[n]

kaya kangurusu,kaya valabisi

rock lobster[n]

kaya ıstakozu,kaya langustu

rock music[n]

rock müzik

rock musician[n]

rock müzisyeni,rock sanatçısı

rock oil[n]

petrol,kaya yağı

rock opera[n]

rock opera

rock out[v]

rock yapmak,coşmak

rock rabbit[n]

pika,kaya tavşanı

rock snake[n]

Afrika kaya pitonu

rock star[n]

rock yıldızı,rock starı

rock the boat[phrase]

ortalığı karıştırmak

rock the house[phrase]
rock wallaby[n]

kaya kangurusu

rock whore[n]

rock fahişesi,rock sürtüğü

rock-and-roll[n]

rock-and-roll,rock 'n' roll

rock-bottom[adj]

en dip,en alt

rock-paper-scissors[n]

taş kağıt makas

rockabilly[n]

rockabilly

rocker[n]

sallanma desteği,salıncak

rocker turn[n]

roker dönüşü,roker virajı

rocket[n][v]

roket • fırlatmak,roketle atmak

rocket salad[n]

roka,roka salatası

rocking chair[n]

salıncaklı koltuk

rocking horse[n]

atlıkarınca

rocksteady[n]

Jamaika müziği

rockweed[n]

kaya yosunu

rocky[adj]

kayalık

rocky mountain spotted fever[n]

Kayalık Dağlar benekli ateşi,Rocky Dağları lekeli humması

rocky mountains[n]

Kayalık Dağlar,Rocky Dağları

rococo[n][adj]

Rokoko • rokoko,rokoko tarzı

rod[n]

çubuk,basil

rod cell[n]

çubuk hücreleri

rod pocket curtain[n]

kanallı perde

rod puppet[n]

çubuk kukla

rodent[n]

kemirgen

rodenticide[n]

kemirgen öldürücü

rodeo[n]

rodeo,rodeo yarışması

rodomontade[n][v]

övünme,böbürlenme • övünmek,abartılı bir şekilde böbürlenmek

roe[n]

balık yumurtası

roe deer[n]

karaca

roentgenogram[n]

röntgenogram,radyografi

rofl[n]

gülmekten yerlere yatmak

rogan josh[n]

rogan josh

rogue[n][adj]

alçak • tehlikeli

rohypnol[n]

flunitrazepam

roiled[adj]

çalkantılı,dalgalı

role[n]

rol

role model[n]

rol model

role play[v]

rol oynamak

role player[n]

oyuncu,rol oyuncusu

role-playing game[n]

rol yapma oyunu

roll[v][n]

yuvarlanmak • isim listesi

roll about[v]

tekrarlanmak,yeniden olmak

roll around[v]

tekrar olmak,yeniden meydana gelmek

roll around in mind[phrase]
roll bar[n]

devrilme çubuğu,güvenlik çubuğu

roll cage[n]

roll kafesi,güvenlik kafesi

roll deep[phrase]
roll in[v]

varmak,çıkagelmek

roll in dough[phrase]
roll lifter[n]

rulo kaldırıcı

roll out[v]

sunmak

roll out the red carpet for[phrase]

birini el üstünde ağırlamak

roll over[v]

çevirmek,yuvarlamak

roll the dice[phrase]

şansa bırakmak

roll up[v][adj]

yuvarlamak,sarmak • kıvrılmış,sarılmış

roll up on[v]

sinsice yaklaşmak,gizlice yanaşmak

roll up sleeves[phrase]

kolları sıvamak

roll with it[phrase]
roll with the punches[phrase]
roll-on[n]

roll-on,yuvarlak top uygulamalı deodorant

roll-top desk[n]

rulo kapaklı çalışma masası

rollaway bed[n]

katlanabilir portatif yatak

rolled cookie[n]

açılmış kurabiye

rolled oats[n]

yulaf ezmesi

rolled omelet[n]

rolled omelet

roller[n]

bigudi

roller coaster[n]

hız treni

roller derby[n]

roller derby,patenli derbi

roller shade[n]

rulo perde

roller skate[n][v]

tekerlekli paten • paten yapmak,tekerlekli patenle kaymak

roller skater[n]

patenci,tekerlekli patenci

roller skating[n]

paten kayma

roller towel[n]

rulo havlu

rollerball pen[n]

tükenmez kalem,toplu kalem

rollerblade[n][v]

paten • paten kaymak,tekerlekli patenle kaymak

rollerblading[n]

patenle kayma

rolling[adj][n]

yuvarlanmış,trillü • yuvarlanma,tekerlekler üzerinde hareket etme

rolling globe[n]

yürüyen top

rolling pin[n]

oklava

rolling stock[n]

tren seti,demiryolu araçları

rolling stone[n]

bir dalda durmayan kişi

rollout photography[n]

rollout fotoğrafçılığı

rollover[n]

aktarma,devir

roly-poly[adj][n]

şişko • reçel dolgulu rulo tatlı,buğday rulosu

roly-poly toy[n]

hacıyatmaz oyuncağı

rolypoliness[n]

tombulluk,yuvarlaklık

romaine[n]

roman marulu

LanGeek
Uygulamayı İndir