romaine lettuceroseola
/ 27
romaine lettuceroseola
romaine lettuce[n]

romaine marul,romaine

roman[n][adj]

Romalı,Romalı • Romalı

roman arch[n]

basık kemer

roman empire[n]

Roma İmparatorluğu,Roma İmparatorluğu Devleti

roman nose[n]

Kemerli burun

roman shade[n]

Roma perdesi

romance[n][v][adj]

sevgi dolu ilişki • süslemek,abartmak • Latin kökenli,Roman dillerine ait

romance languages[n]

Latin dilleri

romance novel[n]

aşk romanı

romanesque architecture[n]

Romanesk mimari

romanian[n][adj]

Romence,Rumence dili • Rumen

romansh[n][adj]

romanşça • Romanş

romantasy[n]

romantasy,romantasy

romantic[adj][n]

romantik • romantik,hayalperest

romantic ballet[n]

romantik bale

romantic comedy[n]

romantik komedi

romantic fantasy[n]

romantik fantezi

romantic movement[n]

romantik hareket,romantizm

romantic music[n]

romantik müzik

romantic thriller[n]

romantik gerilim

romanticism[n]

Romantizm

romanticist[n]

romantik,romantizm takipçisi

rome[n]

Roma

romp[v][n]

oynaşmak,hoplayıp zıplamak • bir yürüyüş,oyun gibi bir yarışma

romper[n]

tulum

romper suit[n]

tulum

rompers[n]

tulum

rond de jambe[n]

balede bacağın yerde yarım daire çizmesi

rondo[n]

rondo

roo[n]

kanguru,Avustralya kangurusu

rood screen[n]

ara perde

roof[n][v]

çatı • çatı yapmak,çatı ile kaplamak

roof curb[n]

iki yanı çifte meyilli çatı

roof garden[n]

çatı bahçesi

roof of the mouth[phrase]

damak

roof pitch[n]

çatı eğimi

roof rack[n]

tavan rafı,bagaj rafı

roof rat[n]

çatı faresi,siyah sıçan

roofer[n]

çatı tamircisi

roofing[n]

çatı kaplama

roofing nail[n]

dam çivisi

roofing tile[n]

çatı kiremiti

rooftop[n]

dam üstü

rooibos[n]

rooibos

rook[n][v]

ekin kargası • kandırmak,dolandırmak

rookery[n]

kuş kolonisi

rookie[n]

acemi,çaylak

rookie mistake[n]
room[n][v]

oda • oda paylaşmak,birlikte yaşamak

room access[n]

oda girişi,oda erişimi

room darkening curtain[n]

oda karartıcı perdeler

room service[n]

oda servisi

room to breathe[phrase]
room to swing a cat[phrase]

kımıldayacak yer olmamak

roomie[n]

oda arkadaşı,oda paylaşımı yapan kişi

roommate[n]

oda arkadaşı

roomy[n][adj]

oda arkadaşı,oda paylaşımı yapan kişi • geniş,ferah

roost[v][n]

tünemek,dinlenmek • tünek

rooster[n]

horoz

root[n][v]

kelime kökü • burnuyla toprağı eşelemek

root and branch[phrase]
root around[v]

karıştırmak,düzensizce aramak

root beer[n]

root beer

root canal[n]

kök kanalı

root cavity[n]

kök çürüğü,kök boşluğu

root for[v]

tezahürat yaparak desteklemek

root out[v]

kökünden sökmek,tamamen temizlemek

root vegetable[n]
rootable[adj]

cinsel açıdan çekici,yatakta arzulanan

rooted to the spot[phrase]

olduğu yerde donup kalmak

rootless[adj]

yurtsuz

roots[n]

kökler,köken

roots and all[phrase]

etraflıca

rope[n][v]

halat • bağlamak,iple sabitlemek

rope down[v]

iple inerek inmek,iple iniş yapmak

rope in[v]

ikna etmek,dahil etmek

rope of sand[phrase]

görünüşte sağlam

rope-making[n]

halat örme

roping[n]

kementle yakalama,lasso ile yakalama

roquefort[n]

rokfor peyniri

roquette[n]

roka

rosacea[n]

rozasea

rosaceous[adj]

gülgillerle ilgili,Rosaceae familyasına ait veya onunla ilgili

rosary[n]

tespih,dua taneleri

rose[n][adj]

gül • gül rengi

rose beetle[n]

altın böceği

rose bonbon[adj]

orta açık eflatun pembe

rose chafer[n]

gül böceği,altın böcek

rose ebony[adj]

orta koyu kırmızı

rose hip[n]

kuşburnu

rose quartz[n]

pembe kuvars

rose water[n]

gül suyu

rose window[n]

gül pencere

rose wine[n]

roze şarap

rose-cheeked[adj]

pembe yanaklı,yanakları pembe

roseate[adj]

gül rengi

rosehip[n]

kuşburnu,yabangülü meyvesi

rosella[n]

doğu yassıkuyruğu

rosemary[n]

biberiye

roseola[n]

roseola,kırmızı deri döküntüsü

LanGeek
Uygulamayı İndir