recriminationred-purple
/ 27
recriminationred-purple
recrimination[n]

karşı suçlama

recrudesce[v]

yeniden olmak

recrudescent[adj]

şiddetlenen

recruit[v][n]

işe almak,kaydetmek • yeni asker

recruiter[n]

personel alma memuru

recruitment[n]

işe alım

rectal ranger[n]

rektal korucu,anal kaşif

rectal wart[n]

rektal siğil,anal siğil

rectal-rooter[n]

ibne,götveren

rectangle[n]

dikdörtgen

rectangular[adj]

dikdörtgensel

rectangular pyramid[n]

dikdörtgen piramit,dikdörtgen tabanlı piramit

rectifier[n]
rectify[v]

düzeltmek,iyileştirmek

rectilineal[adj]

doğrusal,düz çizgili

rectilinear[adj]

doğrusal,düz çizgili

rectitude[n]

doğruluk

recto[n]

sağ sayfa

rectum[n]

göden bağırsağı

recumbent[adj]

uzanmış

recuperate[v]

iyileşmek

recuperation[n]

iyileşme

recuperative[adj]

iyileştirici

recur[v]

yeniden olmak

recurrence[n]

tekrarlama, yinelenme

recurrent[adj]

tekrarlanan

recurrently[adv]

tekrarlayan bir şekilde,düzenli aralıklarla

recurring[adj]

geri gelen

recursively[adv]

özyinelemeli olarak,tekrarlı bir şekilde

recusancy[n]

boyun eğmeme

recusant[n][adj]

dik başlı • boyun eğmeyen

recuse[v]

reddetmek,çekinmek

recyclable[adj]

geri dönüştürülebilir

recycle[v]

geri dönüştürmek

recycle bin[n]

geri dönüşüm kutusu

recycled[adj]

geri dönüştürülmüş,yeniden kullanılmış

recycler[n]
recycling[n]

geri dönüşüm

recycling center[n]

geri dönüşüm merkezi

red[adj][n]

kırmızı • kırmızı,al

red admiral[n]

vanessa atalanta

red algae[n]

kırmızı algler

red angus[n]

kırmızı angus

red as a beet[phrase]

utançtan kıpkırmızı

red as a beetroot[phrase]

pancar gibi kıpkırmızı

red as a cherry[phrase]

utançtan kıpkırmızı

red blood cell[n]

kırmızı kan hücresi

red blood cell antibody screen[n]

Kırmızı Kan Hücresi Antikor Taraması

red blood cell count[n]

alyuvar sayımı

red card[n]

kırmızı kart,ihraç

red carpet[n][adj]

kırmızı halı • kırmızı halı,VIP muamele

red cell distribution width blood test[n]

eritrosit dağılım genişliği testi

red cent[n]

beş kuruş

red china[n]

Kırmızı Çin,Komünist Çin

red clay[n]

kırmızı kil,demir oksitli kil

red cooking[n]

kırmızı pişirme

red coral[n]

kırmızı mercan,Akdeniz mercanı

red currant[n]

kırmızı frenk üzümü

red curry[n]

red curry

red deer[n]

kızıl geyik

red delicious[n]

kırmızı elma

red dwarf[n]
red flag[n]
red flour beetle[n]

kırmızı un kurdu

red fox[n]

kızıl tilki

red herring[n]

dikkat dağıtma taktiği

red hot[n]

sıcak sosisli sandviç,sosisli sandviç

red in the face[phrase]

yüzü kızarmak

red kangaroo[n]

büyük kızıl kanguru

red light[n]

kırmızı ışık

red light camera[n]

kırmızı ışık kamerası,kırmızı ışık ihlal kamerası

red line[n]

kırmızı çizgi,kırmızı hat

red meat[n]

kırmızı et

red onion[n]

kırmızı soğan,mor soğan

red panda[n]

küçük panda

red pepper[n]

kırmızı biber

red pilled[adj]

gerçeğe uyanmış,hakikate aydınlanmış

red planet[n]

kırmızı gezegen,Mars

red river jig[n]

Red River Jig dansı

red rocket[n]

Kırmızı roket,Kızıl füze

red rover[n]

geçiş kapısı oyunu

red sea[n]

Kızıldeniz,Kızıl Deniz

red spider mite[n]

kırmızı örümcek

red squirrel[n]

kızıl sincap

red tape[n]

bürokrasi

red velvet cake[n]

kırmızı kadife kek

red water[n]

sığır babesiyozu

red wine[n]

kırmızı şarap

red zone[n]

tehlikeli bölge

red-brown[adj]

kızıl kahve

red-carpet treatment[phrase]
red-eye[n]
red-eye effect[n]

kırmızı göz etkisi

red-faced[adj]

utançtan kıpkırmızı,yüzü kızarmış

red-haired[adj]

kızıl saçlı,kızıla çalan saçlı

red-hot[adj]

ultra hızlı,yıldırım hızında

red-letter day[n]

işlerin durumu

red-light district[n]

genelevler mahallesi

red-orange[adj]

kırmızımsı turuncu

red-purple[adj]

kırmızımsı eflatun

LanGeek
Uygulamayı İndir