radiology technicianraise concern
/ 27
radiology technicianraise concern
radiology technician[n]

radyoloji teknikeri

radiometric dating[n]

radyometrik tarihlendirme,radyoaktif izotoplar ile yaş tayini

radiosurgery[n]

radyocerrahi

radiotherapist[n]

radyoterapist,radyoterapi uzmanı

radiotherapy[n]

radyoterapi

radish[n]

turp

radium[n]
radius[n]

yarıçap

radix[n]

sayıtlama tabanı

raffish[adj]

gösterişli,çarpıcı

raffle[n][v]

eşya piyangosu • piyango ile dağıtmak,çekiliş yapmak

raft[n][v]

sal • salla haline getirmek,sal yapmak

rafter[n][v]

çatı kirişi • mertek takmak,merteklerle donatmak

rafting[n]

rafting

rag[n][v]

temizlik bezi • parçalara ayırmak,ufalamak

rag doll[n]

bez bebek

rag on[v]

sürekli eleştirmek,ısrar etmek

rag-and-bone man[phrase]
raga[n]

raga

ragamuffin[n]

Ragamuffin kedisi

ragdoll[n]

Ragdoll kedisi

rage[n][v]

öfke • şiddetle devam etmek,hüküm sürmek

rage-bait[v][n]

kasıtlı olarak kışkırtmak,öfke tetiklemek • öfke yemi,kışkırtıcı içerik

rage-quit[v]

hışımla bırakmak

rager[n]

çılgın bir parti,şiddetli bir eğlence

ragged[adj]

eski püskü

raging[adj]

aşırı

raglan[n]

raglan kollu

raglan sleeve[n]

raglan kol,raglan kollu

ragout[n]

yahni

ragù[n]

ragù,bolonez sosu

raid[n][v]

baskın • taaruz etmek

raid the fridge[phrase]
raider[n]

raider,yırtıcı yatırımcı

rail[n][v]

demiryolu • sövüp saymak

rail grinder[n]

ray taşlama makinesi,ray taşlama cihazı

rail profile[n]

ray profili,demiryolu rayı profili

rail replacement bus service[n]

raylı sistem yerine geçici otobüs servisi,tren yerine geçici otobüs hizmeti

rail travel[n]

trenle seyahat,demiryolu yolculuğu

railbus[n]

raylı otobüs,demiryolu otobüsü

railcar[n]

demiryolu vagonu,kendinden hareketli vagon

railhead[n]

demiryolu başı,demiryolu deposu

railing[n]

korkuluk, parmaklık

raillery[n]

kafa bulma

railroad[n][v]

demiryolu ulaşımı • demiryolu ile taşımak,tren yoluyla nakletmek

railroad car[n]

vagon,tren vagonu

railroad crossing[n]

demiryolu geçidi

railroad line[n]

demiryolu hattı,tren yolu

railroad signaling[n]

demiryolu sinyalizasyonu,tren hareketlerini kontrol etmek için kullanılan sinyal sistemi

railroad station[n]

demiryolu istasyonu,istasyon

railroad terminal[n]

ana tren istasyonu,demiryolu terminali

railroad ticket[n]

tren bileti,demiryolu bileti

railroad tie[n]

demiryolu traversi,ray bağlantı traversi

railroad track[n]

demiryolu hattı,ray hattı

railroad train[n]

demiryolu treni,tren

rails[n]

raylar,demiryolu rayları

railway[n]

demiryolu

railway car[n]

demiryolu vagonu,tren vagonu

railway carriage[n]

demiryolu vagonu,tren vagonu

railway semaphore signal[n]

demiryolu semafor sinyali,demiryolu hareketli kol sinyali

railway signal[n]

demiryolu sinyali,tren sinyali

railway station[n]

tren istasyonu

railway turntable[n]

demiryolu döner tabla,tren döner platformu

railway yard[n]

demiryolu deposu,sınıflandırma istasyonu

railwayman[n]

demiryolu işçisi

raiment[n][v]

giysi • giydirmek,donatmak

rain[n][v]

yağmur • yağmur yağmak

rain barrel[n]

yağmur varili

rain boot[n]

yağmur çizmesi

rain buckets[v]

bardaktan boşanırcasına yağmak,şakır şakır yağmur yağmak

rain cats and dogs[phrase]

bardaktan boşanırcasına yağmak

rain check[n]

yağmur çeki,ertelenmiş etkinlik bileti

rain cloud[n]

yağmur bulutu

rain off[v]

yağmur nedeniyle ertelemek veya iptal etmek

rain on parade[phrase]

hevesini kursağında bırakmak

rain shower[n]

sağnak yağmur

rainbow[n]

gökkuşağı

rainbow fish[n]

gökkuşağı balığı,neon tetra

rainbow salad[n]

gökkuşağı salatası

rainbow trout[n]

gökkuşağı alabalığı

raincoat[n]

yağmurluk

raindrop[n]

yağmur damlası

rainfall[n]

yağış

rainforest[n]

tropikal orman

raining[adj]

yağmurlu

rainless[adj]

yağmursuz,kurak

rainmaker[n]

şirkete iş getirmede başarılı olan kimse

rainproof[adj]

su geçirmez,yağmura dayanıklı

rainstorm[n]

sağanak

rainwater[n]

yağmur damlası

rainwear[n]

yağmurluk

rainy[adj]

yağmurlu

rainy season[n]

yağmur mevsimi

raise[v][n]

kaldırmak • zam

raise a glass[phrase]
raise a question[phrase]
raise a stink[v]
raise awareness[phrase]
raise cain[phrase]
raise concern[phrase]
LanGeek
Uygulamayı İndir