rhabdomyolysisride or die
/ 27
rhabdomyolysisride or die
rhabdomyolysis[n]

rabdomiyoliz,kas dokusunun parçalanması

rhapsodically[adv]

coşkuyla,kendinden geçerek

rhapsodize[v]

heyecanla anlatmak

rhapsody[n]

epik şiir

rhea[n]

Darwin nandusu

rhea americana[n]

nandu

rhesus[n]

resus,resus maymunu

rhesus monkey[n]

hint şebeği

rhetoric[n]

sözbilim

rhetorical[adj]

retorik,süslü

rhetorical question[n]

cevabı beklenmeyen soru

rhetorically[adv]

retorik olarak,ikna edici bir şekilde

rhetorician[n]

sözbilimci

rheumatic[n][adj]

romatizmalı,romatizma çeken kişi • romatizmalı

rheumatic fever[n]

akut romatizmal ateş

rheumatoid arthritis[n]

romatoid artrit

rheumatologist[n]

romatoloji uzmanı

rheumatology[n]

romatoloji

rheumy[adj]

romatizmal,artritik

rhinarium[n]

burun derisi

rhinestone[n]

suni elmas

rhinion[n]

burun kemiklerinin birleşme yerinin ucu

rhinoceros[n]

gergedan

rhinoceros beetle[n]

gergedan böceği

rhinolaryngologist[n]

rinolaringolog,kulak, burun veya boğaz bozuklukları uzmanı

rhinolaryngology[n]

rinolarenjoloji,kulak burun boğaz hastalıkları

rhinology[n]

rinoloji

rhinoplasty[n]

rinoplasti

rhodes piano[n]

Rhodes piyanosu

rhomb[n]

eşkenar dörtgen,romb

rhombohedron[n]

eş altıyüzlü

rhomboid[n][adj]

romboid,romboid kas • romboid,romboid şeklinde

rhombus[n]

eşkenar dörtgen

rhotacism[n]

'r'leşme

rhubarb[n][v]

ravent • mırıldanmak

rhubarb pie[n]

ravent turtası

rhumba[n][v]

bir rumba,bir rumba dansı • rumba yapmak

rhus typhina[n]

sirke sumak,Virginia sumak

rhus vernix[n]

rhus vernix,zehirli sumak

rhyme[n][v]

kafiye • kafiyeli olmak,uyak oluşturmak

rhythm[n]

ritim

rhythm and blues[n]

rhythm and blues

rhythmic[adj]

ritmik

rhythmic gymnastics[n]

ritmik jimnastik

rhythmical[adj]

ritmik,düzenli

rhythmically[adv]

ritmik olarak

rhytidectomy[n]

ritidektomi

riad[n]

geleneksel fas evi

rib[n][v]

kaburga kemiği • şakalaşmak,dalaşmak

rib protector[n]

kaburga koruyucu,kaburgalar için yastıklı yelek

rib vault[n]

kaburgalı tonoz

ribald[n][adj]

kaba kişi,küfürbaz • kaba

ribbed[adj]

nervürlü

ribbing[n]

şakalaşma,alay

ribbon[n]

ribon

ribbon embroidery[n]

kurdela nakışı

ribbon stage[n]

kurdele kıvamı

ribbon window[n]

şerit pencere

ribcage[n]

göğüs kafesi

ribeye[n]

kaburga eti,antrikot

ribollita[n]

ribollita

ribosome[n]

ribozom

rice[n][v]

pirinç • elemek,elekten geçirmek

rice beer[n]

fermente pirinçten elde edilen alkollü bir japon içeceği

rice cooker[n]

pilav pişirme makinesi

rice farmer[n]

pirinç çiftçisi,çeltik yetiştiricisi

rice paddy[n]
rice paper[n]

pirinç kağıdı

rice pudding[n]

sütlaç

rice steamer[n]

pirinç pişirici,buğulama pirinç pişirici

ricebird[n]

cava serçesi

ricer[n]

ezici

rich[adj][n]

zengin • zenginler,servet

rich background[phrase]
rich black[adj]

simsiyah

rich for blood[phrase]

birine fazla pahalı gelmek

riches[n]

zenginlikler,servetler

richly[adv]

görkemli bir şekilde,lüks bir şekilde

richness[n]

zenginlik,bolluk

rick[n][v]

saman yığını,saman istifi • ani burkulma,burkmak

rickets[n]

raşitizm

rickety[adj]

sallant,dayanıksız

rickey[n]

Rickey kokteyli

rickshaw[n]

çekçek

ricochet[v][n]

sekmek,sıçramak • sekme

ricotta[n]

ricotta peyniri

rid[v]

kurtulmak,temizlemek

riddance[n]

kurtulma

riddle[n][v]

kalbur,iri elek • bir bilmeceyi açıklamak,bir bilmeceyi çözmek

riddled[adj]

delik deşik

ride[v][n]

sürmek • binme

ride a wave of[phrase]

dalgayı yakalamak

ride at anchor[phrase]
ride dirty[phrase]
ride for[v]

tam desteklemek,arkasını kollamak

ride high[phrase]

zirvede olmak

ride in on a white horse[phrase]

kurtarıcı gibi ortaya çıkmak

ride on[v]

bağlı olmak,dayanmak

ride on coattails[phrase]

başkasının başarısından nemalanmak

ride or die[n]

sadık yol arkadaşı,koşulsuz destekçi

LanGeek
Uygulamayı İndir