restockrett syndrome
/ 27
restockrett syndrome
restock[v]

yeniden stoklamak,stokları tazelemek

restoration[n]

restorasyon

restoration theater[n]

kurtuluş tiyatrosu

restorative[adj][n]

onarıcı • tedavi edici cihaz

restore[v]

restore etmek

restrain[v]

tutmak,kısıtlamak

restrained[adj]

kısıtlı

restraining order[n]

uzaklaştırma emri,sınırlama kararı

restraint kit[n]

acil kurtarma ekipmanı

restrict[v]

sınırlamak,kısıtlamak

restricted[adj]

kısıtlı

restriction[n]

kısıtlama

restrictive[adj]

kısıtlı

restroom[n]

halka açık tuvalet

restructure[v]

yeniden yapılandırmak

result[n][v]

sonuç • sonucu olmak

result in[v]

neden olmak

resultant[adj][n]

sonuçlanan,ardıl • bileşke vektör

resume[n][v]

özgeçmiş • yeniden başlatmak

resumption[n]

yeniden başlama

resurface[v]

yeniden görünmek

resurgence[n]

yeniden canlanma,diriliş

resurgent[adj]

yeniden dirilen

resurrect[v]

diriltmek,yeniden canlandırmak

resurrection[n]

tekrar canlanma

resuscitate[v]

ayıltmak

resuscitation[n]

canlandırma

retail[n][v][adv]

perakende satış • perakende satış yapmak • perakende,perakende satış

retail analytics[n]

perakende analitiği,perakende satış analizi

retail apocalypse[n]

perakende kıyameti,fiziksel mağazaların kitlesel kapanışı

retail loss prevention[n]

perakende kayıp önleme,perakende kayıplarını önleme

retail safari[n]

alışveriş safarisi,kelepir avı

retail store[n]

perakende mağaza,perakende satış mağazası

retail therapy[n]

alışveriş terapisi,terapötik alışveriş

retailer[n]

perakende satıcı

retailing[n]

perakendecilik,perakende satış

retain[v]

korumak

retainer[n]

sabitleyici

retaining wall[n]

istinat duvarı

retake[n][v]

yeniden çekim,tekrar çekim • yeniden çekmek,fotoğrafı tekrar çekmek

retaliate[v]

misilleme yapmak

retaliation[n]

misilleme,karşılık verme

retard[v][n]

yavaşlatmak,geciktirmek • zihinsel engelli kişi,entelektüel engelli birey

retardant[n]

geciktirici,engelleyici

retarded[adj][n]

geri zekalı,zihinsel engelli • zihinsel engelli bireyler,zihinsel gerilikli kişiler

retarder[n]

yavaşlatıcı,ray freni

retargeting[n]

tekrar hedefleme

retch[v][n]

kusmak,öğürmek • öğürme,bulantı

retell[v]

yeniden anlatmak,tekrar anlatmak

retelling[n]

yeniden anlatım,anlatım

retention[n]

tutma

rethink[v][n]

etraflıca düşünmek • yeniden düşünme,gözden geçirme

reticence[n]

suskunluk

reticent[adj]

az konuşan

reticular dermis[n]

dermisin kalın alt tabakası

reticule[n]

reticül,küçük çanta

reticulocyte[n]

retikülosit

reticulocyte count[n]

retikülosit sayısı

reticulorumen[n]

işkembe

reticulum[n]

hayvanlardaki ikinci mide

retina[n]

retina

retinal[adj][n]

retina ile ilgili • retinal,retinal pigment

retinol therapy[n]

retinol tedavisi,retinol terapisi

retinue[n]

eşlik edenler

retire[v][n]

emekli olmak • çekme,geri çekme

retired[adj]

emekli

retiree[n]

emekli,pensioner

retirement[n]

emeklilik

retirement fund[n]
retirement home[n]

emekli evi,yaşlı bakım evi

retirement plan[n]
retiring[adj]

mütevazı,çekingen

retort[v][n]

cevabı yapıştırmak • cevap,karşılık

retouch[v]

rötuşlamak,düzeltmek

retrace[v]

geldiği yerden geri gitmek

retract[v]

söylediğini geri almak

retractable pen[n]

geri çekilebilir kalem,tükenmez kalem

retraction[n]

geri çekme

retractor[n]

retraktör

retrain[v]

yeniden eğitmek,yeni beceriler edinmek için eğitim almak

retraining[n]

yeniden eğitim,mesleki yeniden eğitim

retreat[v][n]

geri çekilmek • geri çekilme

retrench[v]

personel sayısını azaltmak

retribution[n]

karşılık

retrieval[n]

geri kazanım

retrieve[v]

bulup çıkarmak

retriever[n]

avı bulup getiren köpek

retro[n][adj]

retro modası • eski moda

retroactive[adj]

öncesini kapsayan

retroactively[adv]

geriye dönük olarak,retroaktif bir şekilde

retrofit[n][v]

retrofit,modernizasyon • modernize etmek,yenilemek

retrofuturism[n]

geçmişin geleceği

retrograde[v][adj]

gerilemek,kötüye gitmek • geriye dönük,retrograd

retrogress[v]

kötüleşmek

retrogressive[adj]

gerileyici,geriye dönük

retrospect[n][v]

geriye dönük bakış,retrospektif • geriye bakmak

retrospective[n][adj]

retrospektif • geçmişe yönelik

retrospectively[adv]

geriye dönük olarak,sonradan bakıldığında

retsina[n]

retsina

rett syndrome[n]

Rett sendromu

LanGeek
Uygulamayı İndir