mourir
01
ölmek, hayatını kaybetmek
cesser de vivre
Örnekler
Nous allons tous mourir un jour.
Hepimiz bir gün öleceğiz.
02
sönmek, söndürülmek
cesser de brûler ou de produire de la lumière
Örnekler
La lumière a doucement commencé à mourir.
Işık yavaşça sönmeye başladı.
03
kaybolmak, yok olmak
disparaître ou cesser d'exister
Örnekler
Un pays peut mourir sans unité.
Bir ülke birlik olmadan ölebilir.
04
zayıflamak, azalmak
devenir plus faible ou diminuer
Örnekler
La musique mourait doucement dans la salle.
Müzik odada yavaşça ölüyordu.
05
ölmek üzere olmak, can çekişmek
être près de mourir
Örnekler
L' animal blessé se meurt dans la forêt.
Yaralı hayvan ormanda ölüyor.



























