déboîter
Pronunciation
/debwate/

"déboîter"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

déboîter
01

çıkarmak, yerinden çıkarmak

séparer une pièce de son emplacement ou de son articulation en la tirant ou en la forçant
Örnekler
Ils ont déboîté les planches pour remplacer les anciennes.
Eskileri değiştirmek için tahtaları yerinden çıkardılar.
02

yerinden çıkmak, çıkıp gitmek

sortir de son emplacement ou de son articulation de façon brutale ou accidentelle
Örnekler
La charnière a déboîté après plusieurs années d' usage.
Menteşe, birkaç yıl kullanımdan sonra yerinden çıktı.
03

ani şerit değiştirmek, şeridinden çıkmak

changer de file brusquement ou sortir de sa voie en roulant
Örnekler
Le conducteur a déboîté au dernier moment pour prendre la sortie.
Sürücü çıkışı almak için son anda şerit değiştirdi.
04

çıkarmak, yerinden çıkarmak

sortir de son articulation de manière brutale ou accidentelle
Örnekler
La mâchoire du patient s' est déboîtée soudainement.
Hastanın çenesi aniden çıktı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store