déboucher
Pronunciation
/debuʃˈe/

"déboucher"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

déboucher
01

mantarını çıkarmak, açmak

ouvrir une bouteille en enlevant le bouchon
déboucher definition and meaning
example
Örnekler
Elle a débouché la bouteille avec un tire-bouchon.
O, bir tirbuşonla şişeyi açtı.
02

açılmak, çıkmak

aboutir à un endroit
déboucher definition and meaning
example
Örnekler
Le tunnel débouche du côté opposé de la montagne.
Tünel dağın karşı tarafına açılır.
03

tıkanıklığı açmak, tıkanıklığı gidermek

dégager un passage obstrué
example
Örnekler
Elle a réussi à déboucher la douche avec une ventouse.
O, bir pompa ile duşu tıkanıklığı açmayı başardı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store