Ara
abrir
01
açmak
hacer que algo cerrado se pueda usar, ver o acceder
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzensiz
1. tekil kişi
abro
3. tekil kişi
abre
şimdiki zaman ortacı
abriendo
basit geçmiş zaman
abrió
geçmiş zaman ortacı
abierto
Örnekler
El niño aprendió a abrir la puerta solo.
Çocuk kapıyı kendi başına açmayı öğrendi.
02
açmak, açılmak
quitar una cubierta, tapa o protección para mostrar lo que hay debajo
Örnekler
Abrimos el armario para buscar la chaqueta.
Ceketi aramak için dolabı açmak.
03
açmak
despejar o permitir el paso donde había obstrucción
Örnekler
Abrieron la entrada del garaje.
Garaj girişini açmak.
04
açmak, başlatmak
iniciar un negocio, establecimiento o actividad
Örnekler
El museo abre todos los días a las diez.
Müze her gün saat on'da açar.
05
açmak
quitar el envoltorio o cubierta de algo
Örnekler
Ella abrió el sobre y leyó la carta.
Zarfı açtı ve mektubu okudu.
06
açılmak
expresar pensamientos, emociones o sentimientos personales
Örnekler
Se abrió durante la terapia.
Terapi sırasında açıldı.



























