abrir
Pronunciation
/aβɾˈiɾ/

"abrir"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

abrir
01

açmak

hacer que algo cerrado se pueda usar, ver o acceder
abrir definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzensiz
1. tekil kişi
abro
3. tekil kişi
abre
şimdiki zaman ortacı
abriendo
basit geçmiş zaman
abrió
geçmiş zaman ortacı
abierto
Örnekler
El niño aprendió a abrir la puerta solo.
Çocuk kapıyı kendi başına açmayı öğrendi.
02

açmak, açılmak

quitar una cubierta, tapa o protección para mostrar lo que hay debajo
abrir definition and meaning
Örnekler
Abrimos el armario para buscar la chaqueta.
Ceketi aramak için dolabı açmak.
03

açmak

despejar o permitir el paso donde había obstrucción
abrir definition and meaning
Örnekler
Abrieron la entrada del garaje.
Garaj girişini açmak.
04

açmak, başlatmak

iniciar un negocio, establecimiento o actividad
abrir definition and meaning
Örnekler
El museo abre todos los días a las diez.
Müze her gün saat on'da açar.
05

açmak

quitar el envoltorio o cubierta de algo
Örnekler
Ella abrió el sobre y leyó la carta.
Zarfı açtı ve mektubu okudu.
06

açılmak

expresar pensamientos, emociones o sentimientos personales
Örnekler
Se abrió durante la terapia.
Terapi sırasında açıldı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store