lag behindlandlocked
/ 23
lag behindlandlocked
lag behind[v]

ayak uyduramamak

lag screw[n]

ağaç vidası

lager[n]

vagonlardan oluşan dairesel bir formasyonla savunulan kamp,vagonlarla çevrili savunma kampı

lager beer[n]

alt fermantasyon birası,lager birası

laggard[n][adj]

geri kalan,yavaş • yavaş hareket eden

lagging[adj][n]

geride kalan,yavaş • yalıtım,ısı yalıtımı

laggy[adj]
lagniappe[n]

armağan

lagoon[n]

lagün,deniz kulağı

lagopus[n]

kar tavuğu,ptarmigan

lagostomus maximus[n]

lagostomus maximus,çinçillalardan daha büyük toplu halde yaşayan kazıcı kemirgen

lah-di-dah[interj]

hö,hım

lahar[n]

bir lahar,volkanik çamur akıntısı

lahore[n]

lahore güvercini

laid low[adj]

yatağa düşmüş,hareket edemez

laid-back[adj]

tasasız

lair[n]

in

laissez faire[n]

laissez faire

laissez-faire[adj]

kendi hâline bırakılmış

lake[n]

göl

laksa[n]

laksa

lam[v][n]

kaçmak,tüymek • hızlı kaçış,firar

lama[n]

lama

lama pacos[n]

lama pacos,alpaka

lamb[n][v]

kuzu • kuzulamak

lamb chop[n]

kuzu pirzola

lamb's lettuce[n]

kuzugevreği

lambada[n]

lambada dansı

lambast[v]

ağır eleştirmek,yermek

lambaste[v]

fırça atmak

lambent[adj]

parıldayan,titrek ışıklı

lambkin[n]

yavru kuzu

lambo[n]

Lambo,Lamborghini

lambskin[n]

kuzu derisi,lamb derisi

lame[n][v][adj]

anlamayan biri,cahil • sakatlamak,topal etmek • zayıf,ikna edici olmayan

lame duck[n]

yardıma muhtaç başarısız kişi

lamebrain[n]

aptal,ahmak

lamellicorn beetle[n]

sert uçlu antenleri olan böcek

lamellophone[n]

dil çalgıları

lament[v][n]

dert yanmak • bir ağıt,bir yas şiiri

lamentable[adj]

acınası,üzücü

lamentably[adv]

ne yazık ki,üzücü bir şekilde

lamentation[n]

inleme

lamia[n]

Lamia (mitoloji)

laminate[v][n]

laminat yapmak,tabakalamak • laminat

laminated glass[n]

lamineli cam,katmanlı cam

laminectomy[n]

laminektomi

laminitis[n]

laminitis

lamp[n]

abajür

lamp shade[n]

lamba abajuru,lamba gölgeliği

lampoon[v][n]

hicvetmek • hiciv

lamppost[n]

sokak lambası direği

lamprey[n]

bofa balığı

lamprey eel[n]

taşemen,lamprey yılan balığı

lampshade[n]

lamba siperi

lampworking[n]

alev sanatı

lancashire hotpot[n]

kuzu etli güveç

lance[n][v]

mızrak,lance • delmek,kesmek

lancers[n]

bir tür dört çiftle yapılan dans

lancet[n]

lanset,keskin uçlu cerrahi bıçak

lancet arch[n]

sivri kemer

lancet window[n]

kargı pencere

land[n][v]

kara • uçuştan sonra karaya inmek

land agent[n]

emlakçı,arazi yöneticisi

land art[n]

Arazi Sanatı

land clearing[n]
land flat[phrase]
land in[v]

başını belaya sokmak,sıkıntıya düşürmek

land in hot water[phrase]
land in lap[phrase]
land mine[n]

kara mayını,mayın

land of opportunity[n]
land of the rising sun[phrase]
land on feet[phrase]

zor durumdan iyi çıkmak

land on plate[phrase]
land rail[n]

tarla suyelvesi,Avrasya suyelvesi

land reclamation[n]
land sailer[n]

kara yelkenlisi,rüzgar gücüyle çalışan tekerlekli araç

land sailing[n]

kara yelkenlisi,kara yelken sporu

land train[n]

kara treni,turistik tren

land up[v]

sonunda varmak,kendini bulmak

land use[n]
land yacht[n]

kara yat,lüks araç

landau[n]

landau,iki parçalı katlanabilir tavanı olan, dört tekerlekli, atlı araba

landau-kleffner syndrome[n]

Landau-Kleffner sendromu

landaulet[n]

landaulet,landaulet araba

landfill[n]

atık gömme

landform[n]
landholder[n]

toprak sahibi

landing[n]

sahanlık

landing card[n]

iniş kartı

landing gear[n]
landing mat[n]

iniş minderi,iniş matı

landing page[n]

açılış sayfası

landing stage[n]
landing strip[n]
landlady[n]

ev sahibi kadın

landler[n]

landler,landler dansı için üç zamanlı müzik

landline[n]

sabit hat

landlocked[adj]

denize kıyısı olmayan,karayla çevrili

LanGeek
Uygulamayı İndir