let there belibrary
/ 23
let there belibrary
let there be[phrase]
let up[v]

hafiflemek,azalmak

letdown[n]

hayal kırıklığı

lethal[adj]

öldürücü

lethally[adv]

ölümcül bir şekilde,öldürücü bir şekilde

lethargic[adj]

bitkin

lethargically[adv]

uyuşukça,letarjik bir şekilde

lethargy[n]

letarji,hareketsizlik

letter[n][v]

mektup • atletik harf kazanmak,spor harfi kazanmak

letter box[n]

mektup kutusu,posta kutusu

letter carrier[n]

postacı,mektup taşıyıcı

letter game[n]

harf oyunu

letter of application[phrase]
letter of the law[phrase]

kanun metni

lettered[adj]

okumuş,bilgili

lettering guide[n]

yazı kılavuzu,harf rehberi

letterman[n]

harfli sporcu,harfli oyuncu

letterpress[n]

tipo baskı

letting[n]

kiralık mülk

lettish[n]

Letonca,Letonya dili

lettuce[n]

marul

leukemia[n]

lösemi

leukocyte[n]

akyuvar

levee[n]

su seti

level[n][v][adj]

düzey • nişan almak,hedeflemek • düz,yatay

level crossing[n]

demiryolunun karayoluyla kesişmesi

level junction[n]

seviye kavşağı,düz kavşak

level of service[n]

hizmet seviyesi,hizmet kalitesi

level off[v]

istikrara kavuşmak

level playing field[phrase]

herkese eşit fırsat vermek

level up[v]

geliştirmek,seviye atlatmak

level with[v]

açık sözlü olmak,dürüstçe konuşmak

level-headed[adj]

mantıklı

leveling rod[n]

yükseklik çubuğu

lever[n][v]

manivela • manivela ile açmak

leverage[n][v]

sermaye olarak kullanmak için alınan borç • sermaye için kullanmak

leveret[n]

tavşan yavrusu

leviathan[n]

türünün en irisi ve büyüğü

levisticum officinale[n]

levisticum officinale,yabani kereviz

levitate[v]

havada kalmak

levitation[n]

havale,ruhsal yükselme

levity[n]

ciddiyetsiz tavır

levothyroxine[n]

levotiroksin

levy[v][n]

toplamak • askere alma,seferberlik

lewd[adj]

iffetsiz

lewdly[adv]

müstehcen bir şekilde,edepsizce

lewk[n]

ayırt edici tarz,kişisel estetik

lexeme[n]

sözcük birim

lexical[adj]

leksikal,kelime dağarcığı ile ilgili

lexical ambiguity[n]

sözcüksel belirsizlik

lexical chain[n]

lehimsel zincir

lexical change[n]

kelime değişimi

lexical functional grammar[n]

leksikal fonksiyonel dilbilgisi

lexical morpheme[n]

sözlükbirim

lexical rule[n]

leksikal kural

lexical semantics[n]

sözcük anlambilimi

lexical typology[n]

kelime bilimsel tipoloji

lexical unit[n]

sözlüksel birim

lexical verb[n]

anlamsal fiil

lexicalization[n]

sözcükleştirme

lexicographer[n]

sözlük düzenleyici

lexicographic[adj]

leksikografik,sözlükbilimsel

lexicography[n]

sözlük bilim

lexicology[n]

sözcükbilim

lexicon[n]

veri sözlüğü

lexifier[n]

köken dil

lexis[n]

sözcük

ley[n]

çayır,mera

lezzie[n]

lezbiyen,sevicil

lgbtq[adj]

LGBTQ

li[adj][n]

elli bir,elli birinci • li,Çin mesafe ölçüsü; yaklaşık 0,5 kilometre

liability[n]

sorumluluk,yükümlülük

liability insurance[n]

mali sorumluluk sigortası

liable[adj]

eğilimli

liaise[v]

işbirliği yapmak,iletişim kurmak

liaison[n]

iletişim

liar[n]

yalancı,yalancı

liar's dice[n]

liar's dice oyunu

libation[n]

şarap dökme

libel[n][v]

iftira • iftira etmek

libelous[adj]

iftiralı,karalayıcı

liberal[n][adj]

liberal • liberal

liberal arts[n]

liberal sanatlar,beşeri bilimler

liberalism[n]

liberalizm

liberality[n]

cömertlik, liberalite

liberally[adv]

bolca,cömertçe

liberalness[n]

cömertlik,eli açıklık

liberate[v]

özgürleştirmek,kurtarmak

liberated[adj]

serbest bırakılmış,açığa çıkmış

liberating[adj]

özgürleştirici,kurtarıcı

liberation[n]

kurtuluş,özgürleşme

libero[n]

libero,süpürücü

libertarian[n][adj]

hürriyet taraftarı • liberteryen,özgürlükçü

libertarianism[n]

liberteryenizm,özgürlükçülük

libertine[n][adj]

serbest düşünceli kimse • ahlaksız,sefil

liberty[n]

muafiyet

liberty island[n]

Özgürlük Adası,Liberty Island

libido[n]

libido,cinsel dürtü

librarian[n]

kütüphaneci

library[n]

kütüphane

LanGeek
Uygulamayı İndir