lose headlovely
/ 23
lose headlovely
lose head[phrase]

kendini kaybetmek

lose heart[phrase]
lose it[phrase]
lose life[phrase]

hayatını kaybetmek

lose marbles[phrase]

aklını kaçırmak

lose mind[phrase]
lose out[v]

kaybetmek,geride kalmak

lose shirt[phrase]

varını yoğunu kaybetmek

lose shit[phrase]

çılgına dönmek

lose sight of[phrase]
lose steam[phrase]

hız kaybetmek

lose temper[phrase]

gözü kararmak

lose the plot[phrase]

ipin ucunu kaçırmak

lose the toss[phrase]

tura kaybetmek

lose time[phrase]
lose touch[phrase]

artık görüşmemek

lose track of time[phrase]

zamanın nasıl geçtiğini anlamamak

lose trust[phrase]
lose trust in[phrase]
lose voice[phrase]
lose way[phrase]
lose weight[phrase]
lose-lose[adj]

kaybet-kaybet,kaybet-kaybet durumu

loser[n]

kaybeden

losing battle[phrase]

kaybedilmiş mücadele

loss[n]

kayıp

loss leader[n]

zararına satış

loss of face[phrase]

itibar kaybı

lost[adj][n]

kayıp • kayıplar,mahkumlar

lost and found[n]

kayıp eşya bürosu

lost cause[n]

kaybedilmiş dava

lost for words[phrase]

diyecek söz bulamamak

lost in the mists of time[phrase]

zamanın sisleri arasında kaybolmuş

lost in thought[phrase]

dalgın

lost in time[phrase]

zamanın geçtiğinin farkında olmadan

lost property[n]

kayıp eşya,kayıp eşya bürosu

lost-wax casting[n]

kayıp mum tekniği

lot[n][v]

çok,bir sürü • yönetmek,dağıtmak

lot lizard[n]

kamyon durağı fahişesi,otopark kertenkelesi

lotion[n]

losyon

lots of[det]

birçok,pek çok

lottery[n]

piyango

lotto[n]

loto oyunu

lotus[n]

hint lotusu

loud[adj][adv]

yüksek (ses) • yüksek sesle

loud and clear[phrase]

açık ve net

loudhailer[n]

megafon

loudly[adv]

yüksek sesle

loudmouth[n]

geveze

loudness[n]

ses yüksekliği,ses şiddeti

loudspeaker[n]

hoparlör

loudspeaker system[n]

hoparlör sistemi,hoparlör seti

lough[n]

göl

lounge[v][n]

yayılıp oturmak • lobi

lounge around[v]

boş gezmek

lounge chair[n]

döşemeli rahat koltuk

lounge suit[n]

takım elbise,resmi kıyafet

lounger[n]

şezlong

loungewear[n]

gündelik kıyafet

lounging jacket[n]

rahat ceket,ev ceketi

lour[v]

kaşlarını çatmak,öfkeli bakmak

loure[n]

loure dansı

louse[n]

bit

louse fly[n]

bit sineği,hipoboskid

louse up[v]

berbat etmek,mahvetmek

lousy[adj]

kötü

lout[n]

kaba,hödük

louver[n]

panjurlu pencere

louvered door[n]

panjurlu kapı

louvered window[n]

jaluzi

louvre museum[n]

Louvre Müzesi

louvred[adj]

panjurlu

lovable[adj]

sevilen

lovage[n]

selam otu

love[n][v]

sevgi • aşık olmak

love affair[n]

gönül oyunu

love at first sight[phrase]

ilk bakışta aşk

love bite[n]

aşk ısırığı,aşk izi

love bombing[n]

aşk bombardımanı,duygusal istila

love child[n]

evlilik dışı çocuk

love flip[n]

ekstazi ve meskalin karışımı,MDMA ve meskalin kombinasyonu

love handle[n]

aşk yastığı

love interest[n]

film kahramanının hayat arkadaşı

love letter[n]

aşk mektubu

love life[n]

aşk hayatı

love nest[n]

âşıkların gizli köşesi

love rat[n]

çapkın

love seat[n]

iki kişilik kanepe,aşk koltuğu

love song[n]

aşk müziği

love story[n]

aşk hikayesi

love the sound of own voice[phrase]

kendi sesine bayılmak

love to death[phrase]

çok sevmek

love triangle[n]

aşk üçgeni

lovebird[n]

cennet papağanı

lovebirds[n]

aşk kuşları

lovecraftian horror[n]

Lovecraftvari korku

loved[adj]

sevilen

loved one[n]

sevilen kişi,yakın

loveliness[n]

güzellik

lovely[adj][n][adv]

güzel • güzel kadın • harika bir şekilde,güzelce

LanGeek
Uygulamayı İndir