left hemispherelemon yellow
/ 23
left hemispherelemon yellow
left hemisphere[n]

sol yarım küre,sol serebral yarım küre

left luggage[n]

emanet eşya,bagaj emaneti

left right and centre[phrase]
left turn only sign[n]

sola dönüş işareti,sadece sola dönüş levhası

left ventricle[n]

sol karıncık

left wing[n]

sol kanat,sol

left wingman[n]

sol kanat oyuncusu,sol forvet

left-foot braking[n]

sol ayak frenleme,sol ayakla frenleme tekniği

left-hand[adj]

solak

left-hand drive[adj]

sol direksiyonlu,direksiyonu solda olan

left-handed[adj]

solak,sol elini kullanan

left-handed specialist[n]

solak uzman,solak özel oyuncu

left-of-center[adj]

orta sol,ılımlı ilerici

left-wing[adj]

solcu

left-winger[n]

solcu,sol görüşlü

lefthanded compliment[n]

iğneli iltifat,zehirli övgü

leftism[n]

solculuk,ilericilik

leftist[n][adj]

solcu,sol görüşlü • solcu,sol görüşlü

leftover[n][adj]

yemek artığı • kalan,artakalan

leftovers[n]

yemek artığı

leg[n]

bacak

leg before wicket[n]

kale önünde bacak,lbw

leg bye[n]

bacak bye,vurucunun vücuduna çarpan toptan alınan sayı

leg day[n]

bacak günü,alt vücut antrenmanı

leg guard[n]

bacak koruyucu,dizlik

leg it[phrase]

yürümek,yaya gitmek

leg of lamb[n]

kuzu budu,kuzu bacağı

leg rope[n]

ayak ipi,sörf tahtası kayışı

leg side[n]

bacak tarafı,leg tarafı

leg stump[n]

bacak kazığı,bacak direği

leg to stand on[phrase]

sağlam dayanak

leg warmer[n]

tozluk

legacy[n]

miras

legal[adj]

kanuni

legal action[n]

yasal işlem,dava açma

legal brief[n]

yasal özet,hukuki muhtıra

legal department[n]

hukuk departmanı,yasal işler bölümü

legal drama[n]

hukuk draması

legal holiday[n]

resmi tatil,yasal tatil

legal pad[n]

yasal bloknot,hukuk defteri

legal proceeding[n]

yasal işlem,hukuki süreç

legal system[n]

yasal sistem,hukuk düzeni

legal thriller[n]

hukuki gerilim

legality[n]

yasallık

legalization[n]

yasallaştırmak

legalize[v]

yasallaştırmak

legally[adv]

yasal olarak

legend[n]

efsane

legendary[adj]

efsanevi

leger line[n]

ek çizgi,ledger çizgisi

legerdemain[n]

el çabukluğu

legging[n]

tayt,leggings

leggings[n]

tayt

leggy[adj]

uzun bacaklı

legible[adj]

okunaklı

legion[n][adj]

lejyon • sayısız,çok sayıda

legionary[n]

lejyoner

legionnaires' disease[n]

Legionella hastalığı

legislate[v]

yasa koymak

legislation[n]

kanunlar

legislative[adj][n]

yasama • yasama organı

legislative body[n]

yasama organı,yasama meclisi

legislative branch[n]

yasama organı,yasama kolu

legislatively[adv]

yasama yoluyla

legislator[n]

yasa koyucu

legislature[n]

kanunları koyan makam

legit[adj]

yasal

legitimacy[n]

meşruluk

legitimate[adj][v]

makul • meşrulaştırmak

legitimately[adv]

yasalara uygun şekilde

legitimatize[v]

meşrulaştırmak,yasal hale getirmek

legitimize[v]

meşrulaştırmak,yasal hale getirmek

lego[n]

lego

lego set[n]

lego seti,lego inşaat seti

legroom[n]

bacak mesafesi,bacak boşluğu

legume[n]

baklagiller

lehenga[n]

lehenga

leicester longwool[n]

Leicester Longwool koyunu

leipzig[n]

Leipzig,fuarlarıyla ünlü, güneydoğu Almanya'da bir şehir; eskiden bir müzik ve yayın merkezi

leisure[n]

serbest zaman

leisure centre[n]

eğlence merkezi

leisure time[n]

boş vakit

leisurely[adv][adj]

yavaşça,rahatça • rahat,ağır ağır

leisurewear[n]

gündelik giysi

leitmotif[n]

leitmotiv

lem[n]

ay modülü,LEM (Ay Gezinti Modülü)

lemanderin[n]

lemanderin,portakal kabuğu ile çok ekşi meyvesi olan mandalina ve limon melezi

lemming[n]

lemming

lemon[n][adj]

limon • limon rengi

lemon balm[n]

limon otu

lemon cheese[n]

limon reçeli,limon peyniri

lemon chiffon[adj]

açık limon

lemon curd[n]

limon kreması

lemon drop[n]

limonlu şeker

lemon grass[n]

limon otu,citronella otu

lemon juice[n]

limon suyu

lemon meringue pie[n]

limonlu kremalı turta

lemon sole[n]

kış dil balığı

lemon squeezer[n]

limon sıkacağı,narenciye sıkacağı

lemon yellow[adj]

limon sarısı

LanGeek
Uygulamayı İndir