legacy
le
ˈlɛ
le
ga
cy
si
si

"legacy"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Legacy
01

miras

something left behind by a person after they die 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
legacies
Örnekler
She received a valuable painting as a legacy from her aunt's will. 

Teyzesinin vasiyetinden miras olarak değerli bir tablo aldı.

02

miras, kalıt

a lasting result or effect from past actions or events, often influencing the present or future 
Örnekler
The war left a legacy of destruction across the region. 

Savaş, bölge genelinde bir miras yıkım bıraktı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store