lip-synchlive beyond means
/ 23
lip-synchlive beyond means
lip-synch[v]

dudak senkronizasyonu yapmak

lipid[n]

lipit

lipoprotein[n]

lipoprotein,lipid protein

liposuction[n]

liposakşın

lipstick[n][v]

ruj • dudak boyamak,ruj sürmek

lipstick lesbian[n]

feminen lezbiyen,kadınsı lezbiyen

liquefied petroleum gas[n]

sıvılaştırılmış petrol gazı,LPG

liquefy[v]

erimek

liqueur[n]

likör

liqueur glass[n]

likör bardağı

liquid[adj][n]

sıvısal • sıvı

liquid assets[n]

paraya kolay çevrilebilir mal

liquid diet[n]

sıvı diyeti

liquid lunch[n]

içki içilen öğle yemeği

liquid soap[n]

sıvı sabun

liquid state[n]

sıvı hali,sıvı fazı

liquidate[v]

tasfiye etmek,ortadan kaldırmak

liquidation[n]

tasfiye,likidasyon

liquidator[n]

tasfiye memuru,likidatör

liquidity[n]

likidite

liquidize[v]

sıvılaştırmak

liquidizer[n]

mutfak robotu,karıştırıcı

liquidness[n]

akışkanlık,sıvılık

liquify[v]

sıvılaştırmak,erimek

liquin[n]

yağlı boya verniği

liquor[n]

likör

liquor store[n]

tekel

liquored up[adj]

sarhoş,kafayı bulmuş

lissom[adj]

nahif

lissome[adj]

çevik

list[n][v]

liste • listelemek

list a cricket[n]

Liste A kriketi,List A kriket

list-group-label[n]

liste-grup-etiketi,liste-grup-başlığı

listen[v]

dinlemek

listen in[v]

gizlice dinlemek,kulak misafiri olmak

listen out for[v]

kulak vermek,dinlemek

listen to reason[phrase]
listener[n]

dinleyici

listening[n]

dinleme

listing[n]

listeleme, sıralama

listless[adj]

kayıtsız

listlessly[adv]

enerjisiz bir şekilde,ilgisizce

lit[adj][n]

aydınlatılmış • edebiyat,literatür

litany[n]

ayin

litchi[n]

liçi

lite[adj][n]

hafif,light • cam,pencere camı

liter[n]

litre

literacy[n]

okur yazarlık

literal[adj][n]

gerçek • baskı hatası,tipografik hata

literally[adv]

gerçekten

literary[adj]

edebi

literary agent[n]

yazar temsilcisi

literary analysis[n]

edebi analiz

literary criticism[n]

edebi eleştiri

literary genre[n]

edebi tür

literary realism[n]

edebi gerçekçilik

literary society[n]

edebiyat topluluğu

literate[adj][n]

okur yazar • okuryazar,okur yazar kişi

literati[n]

edebiyatçılar

literature[n]

edebiyat

literature review[n]

literatür taraması,kaynak incelemesi

lithe[adj]

kıvrak

lithesome[adj]

kıvrak

lithium[n]

lityum

lithograph[n][v]

litograf,taş baskı makinesi • taşbasması yapmak

lithography[n]

litografi

lithosphere[n]

litosfer,Dünya'nın sert dış tabakası

lithotomy[n]

litotomi

lithotripsy[n]

litotripsi

lithuania[n]

Litvanya

lithuanian[n][adj]

Litvanyaca,Litvanca • Litvanyalı, Litvanya

litigant[n]

davacı

litigate[v]

dava etmek

litigation[n]

hukuk davası

litigator[n]

davacı

litigious[adj]

davaya ait

litrpg[n]

Canlandırılmış Rol Yapma Oyunu Edebiyatı

litter[n][v]

çöp (yere atılan) • çöp atmak,kirletmek

litter box[n]

kedi kumluğu

litter scoop[n]

kedi kum küreği

little[adj][adv][det][n]

küçük • az • biraz • küçük,çocuk

little black dress[n]

küçük siyah elbise

little by little[adv]
little finger[n]

serçe parmak

little frog in a pond[phrase]

büyük havuzda küçük balık

little joe[n]

küçük dört,küçük joe

little owl[n]

kukumav

little phoebe[n]

küçük beş,küçük phoebe

little spoon[n]

küçük kaşık,arkadan sarılan kişi

little terror[n]

küçük şeytan,küçük terör

little-known[adj]

fazla bilinmeyen

littoral[n][adj]

kıyı şeridi,sahil bölgesi • kıyısal

litty[adj]

süper eğlenceli,çok enerjik

liturgical dance[n]

liturjik dans

liturgy[n]

aşai rabbani

liv[adj]

elli dört,elli ve dört

live[v][adj][adv]

yaşamak • canlı • canlı

live a lie[phrase]

yalan üzerine kurulu bir hayat yaşamak

live and breathe[phrase]

hayatını buna adamak

live beyond means[phrase]

gelirinden fazla harcamak

LanGeek
Uygulamayı İndir