lobscouseloin of lamb
/ 23
lobscouseloin of lamb
lobscouse[n]

lobscouse,denizcilerin et ve sebze yahnisi

lobscuse[n]

denizciler tarafından yenilen et, sebze ve sert bisküvi güveci,denizcilerin yediği et, sebze ve sert bisküviden yapılan bir yahni

lobster[n]

ıstakoz

lobster pick[n]

ıstakoz çengeli

lobster thermidor[n]

ıstakoz termidoru

lobule[n]

kulak memesi

local[adj][n]

yerli • yerli,sakin

local anesthesia[n]

lokal anestezi,bölgesel anestezi

local anesthetic[n]

lokal anestezik

local area network[phrase]

yerel ağ

local call[n]

şehir içi konuşma

local government[n]

yerel yönetim

local newspaper[n]

yerel gazete

local post office[n]

yerel postane,mahalle postanesi

local programming[n]

yerel programlama

local time[n]

yerel zaman

local train[n]

banliyö treni,yerel tren

local yokel[n]

köylü,taşralı

local-express lane system[n]

yerel-ekspres şerit sistemi,yerel ve hızlı şerit ağı

locality[n]

yerellik,çevre

localize[v]

yerini belirlemek,konumlandırmak

locally[adv]

yerel olarak

locate[v]

yerini belirlemek

location[n]

coğrafi konum

location scouting[n]

yer seçimi

location-based[adj]
location-based game[n]

konum tabanlı oyun

locative[n][adj]

isim hali • yerlik

locative case[n]

kalma durumu

loch[n]

göl

loch ness monster[n]

Loch Ness canavarı

lock[v][n]

kilitlemek,kapatmak • kilit

lock and load[phrase]
lock away[v]

kilitlemek

lock down[v]

dışarı çıkma kısıtlamaları

lock forward[n]

ikinci sıra oyuncusu,ikinci sıra

lock horns[phrase]

biriyle kapışmak

lock in[v]

kapıyı üstüne kilitlemek

lock out[v]

dışarıda kilitlemek,girişi engellemek

lock step[n]

kilitli adım

lock stile[n]

kilit çerçevesi

lock up[v]

hapsetmek

lock, stock, and barrel[phrase]
lockdown[n]

karantina,tecrit

locked[adj]

kilitli,kilitlenmiş

locked and loaded[phrase]
locked-in syndrome[n]

locked-in sendromu

locker[n]

kilitli dolap

locker room[n]

soyunma odası

locket[n]

madalyon

locking[n]

kilitleme,kapatma

locking pliers[n]

kilitli pense

locksmith[n]

çilingir

locksmithing[n]

çilingirlik

lockup[n]

karakol hücresi,gözaltı merkezi

loco disease[n]

loco hastalığı

locomote[v]

hareket etmek,seyahat etmek

locomotion[n]

kendi kendine hareket etme yeteneği

locomotive[n][adj]

lokmotif • lokomotif,hareketle ilgili

locoweed[n]

ot,esrar

locum[n]

geçici olarak vekil olan kimse

locus[n]

geometrik yer,noktalar kümesi

locust[n]

göçmen çekirge

locusta migratoria[n]

göçmen çekirge,çöl çekirgesi

lode[n]

zengin kaynak

lodge[n][v]

barınak • kalmak,konaklamak

lodge rat[n]

kulübe asalak,lodge sömürgeni

lodging[n]

konaklama yeri

lodgings[n]

konaklama,barınma

lodgment[n]

yerleşme

loft[n][v]

çatıkatı • bir geminin gövdesinin hatlarını çizmek,bir teknenin gövdesinin tam ölçekli çalışma çizimini yapmak

loft bed[n]

tavan yatağı

lofty[adj]

yüce

log[n][v]

kütük,odun • seyir defterine geçirmek

log cabin[n]

kütükten yapılmış kulübe

log in[v]

bağlanmak (bilgisayar)

log into[v]

(-e) girmek

log off[v]

sistemden çıkmak

loganberry[n]

loganberry

logarithm[n]

logaritma

logarithmic[adj]

logaritmik

logger[n]

ağaç kesici

loggerhead[n]

akdeniz kaplumbağası

loggia[n]

bir yapının çıkıntı yapan açık bölmesi

logging[n]

kerestecilik

logging truck[n]

tomruk kamyonu,orman kamyonu

logic[n]

mantık

logic puzzle[n]

mantık bilmecesi

logical[adj]

mantıklı

logically[adv]

mantıklı bir şekilde

logician[n]

mantıkçı

login[n]

oturum aç

logistical[adj]

lojistik,lojistikle ilgili

logistically[adv]

lojistik olarak,lojistik açıdan

logistics[n]

bir şeyin etkin düzenlemesi

logo[n]

logo

logo sign[n]

logo işareti,logo tabelası

logogram[n]

logogram

loin[n]

bel,sırt

loin of lamb[n]

kuzu filetosu,kuzu bonfile

LanGeek
Uygulamayı İndir