laudablelay hands on
/ 23
laudablelay hands on
laudable[adj]

övgüye değer

laudably[adv]

övülecek şekilde,takdire şayan bir şekilde

laudatory[adj]

övgü dolu

laugh[v][n]

gülmek • kahkaha,gülüş

laugh all the way to the bank[phrase]

gülerek para kazanmak

laugh at[phrase]

alay etmek

laugh head off[phrase]

gülmekten kırılmak

laugh like a drain[phrase]

kahkahalarla gülmek

laugh line[n]

punchline,espri

laugh off[v]

gülerek geçiştirmek,hafife almak

laugh on the other side of face[phrase]

sonradan pişman olmak

laugh out loud[interj]

çok komik

laugh softly[v]

yavaşça gülmek,sessizce gülmek

laugh track[n]

önceden kaydedilmiş gülme efekti

laugh until cry[phrase]

gülmekten ağlamak

laugh up sleeve[phrase]

içten içe başkasının başına geleni hoş görmek

laughable[adj]

gülünç,komik

laughably[adv]

gülünç bir şekilde,alay edilecek derecede

laughing[adj]

güldüren

laughing stock[n]

alay konusu

laughter[n]

kahkaha

laughter line[n]

gülme çizgisi

launch[v][n]

başlatmak • fırlatma,başlatma

launch an inquiry[phrase]
launch event[n]

tanıtım etkinliği

launch into[v]

coşkuyla başlamak,hevesle başlamak

launch pad[n]

fırlatma rampası,fırlatma alanı

launch party[n]

lansman partisi,tanıtım partisi

launder[v]

kara para aklamak

launderer[n]

para aklayıcı,kara para aklayıcı

launderette[n]

çamaşırhane

laundering[n]

çamaşır yıkama,yıkama

laundress[n]

çamaşırcı kadın

laundromat[n]

çamaşırhane

laundry[n]

kirli çamaşırlar

laundry basket[n]

kirli çamaşır sepeti

laundry detergent[n]

çamaşır deterjanı

laundry room[n]

çamaşırhane

laundry sink[n]

çamaşır lavabosu

laundry sorter[n]

çamaşır ayırıcı

laurasia[n]

Laurasia, Geç Prekambriyen'den Jura dönemine kadar var olan, günümüz Kuzey Amerika, Avrupa, Asya ve Antarktika'nın bazı bölgelerini içeren, parçalanmaya başlamadan önceki varsayımsal eski bir süper kıtaydı.,Laurasia, Dünya'nın jeolojik geçmişinde Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya'nın bazı bölgelerini kapsayan önemli bir kara parçasıydı.

laureate[n][adj]

ödül kazanan kimse • ödüllü,en büyük onura layık

laurel[n]

minnettar kalma

laurel green[adj]

orta açık yeşil

laurel wreath[n]

defne çelengi,zafer çelengi

lautenwerck[n]

Lautenwerk

lav[n]

tuvalet,lavabo

lava[n]

lav

lavandula[n]

lavanta,lavandula

lavash[n]

lavaş ekmeği

lavatory[n]

tuvalet

lave[v]

yıkamak

lavender[n][adj][v]

lavanta • lavanta • lavanta ile parfümlemek,lavanta kokusu vermek

lavender blush[adj]

lavanta pembesi

lavender gray[adj]

lavanta grisi

lavender-pink[adj]

lavanta pembesi

laver[n]

laver yosunu

lavish[adj][v]

görkemli,şatafatlı • hesapsızca harcamak

lavishly[adv]

şatafatlı bir şekilde,görkemli bir şekilde

law[n]

kanun

law and order[phrase]

kanun ve düzen

law court[n]

mahkeme,adalet mahkemesi

law enforcement[n]

hukuk uygulaması

law firm[n]

avukatlık bürosu

law of the jungle[phrase]

orman kanunu

law school[n]

hukuk fakültesi,hukuk okulu

law school admission test[n]

Hukuk Fakültesi Kabul Testi,Hukuk Okulu Giriş Sınavı

law-abiding[adj]

yasalara bağlı

law-breaking[n]

suç,kanunsuzluk

lawcourt[n]

mahkeme,adalet sarayı

lawful[adj]

yasal, meşru

lawfully[adv]

yasal olarak

lawfulness[n]

meşruluk

lawgiver[n]

kanun koyucu

lawlessly[adv]

yasa dışı bir şekilde,kanunları hiçe sayarak

lawmaker[n]

kanun koyucu

lawn[n]

çim

lawn bowling[n]

çim topu

lawn cart[n]

çim arabası,bahçe arabası

lawn game[n]

çim oyunu

lawn mower[n]

çim biçme makinesi,çim biçme aleti

lawnmower[n]

çim biçme makinesi

lawson sofa[n]

Lawson kanepe

lawsuit[n]

dava

lawyer[n]

avukat

lax[adj][n]

ihmalkâr • lacrosse

lax vowel[n]

gevşek ünlü

laxative[n][adj]

laksatif • müshil

laxity[n]

umursamazlık

lay[v][adj][n]

koymak • seküler • gazel

lay a finger on[phrase]

birine el kaldırmak

lay a glove on[phrase]

yumruk isabet ettirmek

lay aside[v]

bir kenara koymak,biriktirmek

lay by[v]

bir kenara koymak,biriktirmek

lay cards on the table[phrase]
lay down[v]

kural koymak

lay down life[phrase]

canını feda etmek

lay down the law[phrase]

kuralları dayatmak

lay figure[n]

insan mankeni

lay hands on[phrase]

bir şeyi ele geçirmek

LanGeek
Uygulamayı İndir