llag
/ 23
llag
l[adj][n]

elli,ellinci • Roma alfabesinin on ikinci harfi,'l' harfi

l streamer[n]

hayal kırıklığı yaratan yayıncı,vasat yayıncı

l-cut[n]

L kesim

la niña[n]

La Niña,La Niña (iklim olayı)

la-la land[n]

hayal dünyası

laaitie[n]

genç,delikanlı

laal maas[n]

laal maas

laanie[n][adj]

şık kişi,varlıklı zarif • şık,lüks

lab coat[n]

laboratuvar önlüğü

laban movement analysis[n]

Laban hareket analizi

label[v][n]

etiketlemek • müzik yapım şirketi

labia majora[n]

dış dudaklar

labia minora[n]

iç dudaklar

labial[n][adj]

dudaksıl ünsüz • labial,dudaklarla ilgili

labiaplasty[n]

labioplasti

labile[adj]

kararsız,değişken

labile verb[n]

etkileşimli fiil

labiodental[n]

dişsil-dudaksıl ünsüz

labiovelar[n]

dudak ve damaktan telaffuz edilen ses

labor[n][v]

çalışma • çok çalışmak,emeği geçmek

labor camp[n]

zorunlu çalışma kampı,çalışma kampı

labor force[n]

iş gücü,emek gücü

labor market[n]

işgücü piyasası,emek piyasası

labor migration[n]

işgücü göçü,emek göçü

labor of love[phrase]

gönül işi

labor party[n]

işçi partisi

labor room[n]

ağrı odası

labor the point[phrase]

bir şeyi sürekli tekrar etmek

labor union[n]

işçi sendikası

labor-intensive[adj]

yoğun işgücü gerektiren

laboratory[n]

laboratuvar

laboratory coat[n]

laboratuvar önlüğü,laboratuvar ceketi

laborer[n]

işçi

laborious[adj]

çok çalışan

laboriously[adv]

emeğiyle,zorlukla

laborsaving[adj]

daha az emek isteyen

labrador[n]

Labrador köpeği

labyrinth[n]

labirent

labyrinthian[adj]

labirent gibi,karmaşık

labyrinthine[adj]

labirent,vestibüler

lace[n][v]

dantel • birbirine geçirmek,dolaştırmak

lace blouse[n]

dantel bluz

lace curtain[n]

dantelli perde

laced[adj]

bağlanmış,düğümlenmiş

laced mutton[phrase]

seks işçisi

lacemaking[n]

dantel işleme

lacerate[v][adj]

yırtmak • yırtık,parçalanmış

laceration[n]

kesme

lacewing[n]

zarkanat

lacewing fly[n]

altın gözlü sinek,yaprak biti yiyen böcek

lachrymose[adj]

üzüntülü

lack[n][v]

eksiklik • eksik olmak

lack brain cells[phrase]
lackadaisical[adj]

bezgin

lacking[adj]

eksik,yetersiz

lackluster[adj]

fersiz

laconic[adj]

özlü

laconically[adv]

lakonik bir şekilde, öz bir şekilde

lacquer painting[n]

lak boya sanatı

lacrosse[n]

lakros

lacrosse ball[n]

lacrosse topu,lacrosse top

lacrosse sixes[n]

Lacrosse sixes, her takımda altı oyuncuyla oynanan daha küçük bir lacrosse versiyonudur.

lacrosse stick[n]

lacrosse sopası,lacrosse çubuğu

lactase deficiency[n]

laktaz eksikliği,doğuştan laktoz intoleransı

lactate[v][n]

süt salgılamak • laktat,laktik asidin tuzu veya esteri

lactation[n]

emzirme

lacteal[n][adj]

süt damarı,lenfatik süt damarı • sütlü,süt gibi

lactic[adj]

laktik

lacto-ovo-vegetarian[n]

süt ürünleri ve yumurta yiyen vejetaryen

lacto-vegetarian[n]

lakto vejetaryen

lactose[n]

laktoz

lactose intolerance[n]

laktoz intoleransı,süt şekerini sindirememe

lactose-free[adj]

laktozsuz

lactuca sativa asparagina[n]

kuşkonmaz marul,yenilebilir saplı marul

lacuna[n]

boşluk,eksiklik

lacy[adj]

dantelli,dantel gibi

lad[n]

delikanlı,oğlan

ladder[n][v]

merdiven • çözülmek,sökülmek

ladder shelf[n]

merdiven rafı

ladder toss[n]

ladder toss oyunu

ladder-back chair[n]

merdivenli sırt sandalyesi

laddie[n]

erkek çocuk

laddish[adj]

erkeksi,çocuksu

laddu[n]

laddu

lade[v]

yüklemek,gemiye yüklemek

laden[adj][v]

yüklü,dolu • kepçe ile veya kepçe gibi bir şeyle çıkarmak,kepçe ile veya benzeri bir şeyle almak

ladies and gentlemen[phrase]
ladies' man[n]

kadınların gözdesi

ladle[n][v]

kepçe • kepçeyle koymak

lady[n]

hanım

lady beetle[n]

uğur böceği,gelin böceği

lady friend[n]

kız arkadaş,sevgili

lady of the house[n]

evin hanımı,hanım evin

ladybeetle[n]

uğur böceği,gelin böceği

ladybird[n]

uğur böceği,gelin böceği

ladybird beetle[n]

uğur böceği

ladybug[n]

uğur böceği

ladyfinger[n]

hanımparmağı,kadınparmağı bisküvisi

ladykiller[n]

kadın avcısı

lag[v][n]

geride kalmak,yavaşlamak • gecikme,yavaşlama

LanGeek
Uygulamayı İndir