Ara
établir
01
kurmak, oluşturmak
mettre en place quelque chose de durable
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
établis
1. çoğul kişi
établissons
gelecek zamanda 1. kişi
établirai
şimdiki zaman ortacı
établissant
geçmiş zaman ortacı
établi
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
établissions
Örnekler
L' école a établi un programme spécial pour les élèves étrangers.
Okul, yabancı öğrenciler için özel bir program kurdu.
02
kurmak, tesis etmek
fonder une institution, une entreprise ou une organisation
Örnekler
Des scientifiques ont établi un laboratoire dans la région polaire.
Bilim insanları kutup bölgesinde bir laboratuvar kurdu.
03
yerleştirmek, kurmak
placer ou installer quelque chose à un endroit
Örnekler
On a établi des poteaux électriques dans tout le quartier.
Tüm mahalleye elektrik direkleri yerleştirdiler.
04
yerleşmek
s'installer dans un lieu pour y vivre
Örnekler
Elle s' est établie dans une petite maison près de la mer.
Deniz yakınındaki küçük bir evde yerleşti.
05
düzenlemek, hazırlamak
rédiger ou préparer un document officiel
Örnekler
L' ingénieur a établi les plans de la maison.
Mühendis, evin planlarını hazırladı.
06
kanıtlamak, ispatlamak
prouver ou démontrer quelque chose comme vrai
Örnekler
L' enquête a établi que l' incendie était volontaire.
Sorusturma, yangının kasıtlı olduğunu tespit etti.



























