vif
vif
vɪf
vif
ifriffoisifrécif

"vif"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

01

hızlı, çevik

qui se déplace ou agit rapidement 
vif definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus vif
karşılaştırma derecesi
plus vif
derecelendirilebilir
eril tekil
vif
eril çoğul
vifs
dişil tekil
vive
dişil çoğul
vives
Örnekler
Le chat a fait un mouvement vif pour attraper la souris. 

Kedi, fareyi yakalamak için hızlı bir hareket yaptı.

02

canlı, hareketli

qui est vivant 
vif definition and meaning
Örnekler
C'est un enfant vif. 

O, canlı bir çocuk.

03

canlı, enerjik

plein d'énergie et d'entrain 
vif definition and meaning
Örnekler
C'est un enfant vif et toujours souriant. 

O, canlı ve her zaman gülümseyen bir çocuk.

04

parlak, canlı

qui est intense et éclatant (couleur) 
vif definition and meaning
Örnekler
Elle porte une robe d'un rouge vif. 

O, parlak kırmızı bir elbise giyiyor.

05

şiddetli, yoğun

qui est très intense ou très fort 
vif definition and meaning
Örnekler
Il a ressenti une vive douleur dans le bras. 

Kolunda şiddetli bir acı hissetti.

06

çarpıcı, yoğun

qui attire l'attention ou qui est intense 
Örnekler
Il a montré un vif intérêt pour le projet. 

Projeye karşı canlı bir ilgi gösterdi.

07

keskin, sert

qui blesse ou frappe par sa force ou son intensité 
Örnekler
Il a fait des propos très vifs contre son collègue. 

Meslektaşına karşı çok sert sözler söyledi.

08

keskin, sivri

qui est froid et sec, piquant 
Örnekler
Le vent vif de l'hiver traverse la vallée. 

Kışın keskin rüzgarı vadiyi geçer.

Le vif
01

yaşayan kişi, hayatta olan kişi

personne qui est encore en vie, en particulier pour les affaires juridiques 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
vifs
Örnekler
Le testament ne peut être appliqué que si le vif est présent. 

Vasiyet, ancak hayattaki kişi mevcutsa uygulanabilir.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store