préparer
Pronunciation
/pʀepaʀe/

"préparer"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

préparer
01

hazırlamak, düzenlemek

mettre en état d'utilisation
préparer definition and meaning
example
Örnekler
Elle prépare la salle pour les invités.
Hazırlar odayı misafirler için.
02

hazırlamak, düzenlemek

organiser à l'avance
préparer definition and meaning
example
Örnekler
Ils préparent leur défense pour le procès.
Hazırlıyorlar savunmalarını duruşma için.
03

hazırlamak, düzenlemek

faire les étapes nécessaires pour rendre un aliment prêt à consommer
préparer definition and meaning
example
Örnekler
Nous préparons des cocktails pour la fête.
Parti için kokteyl hazırlıyoruz.
04

habercini vermek, önceden işaret etmek

annoncer indirectement un événement à venir
préparer definition and meaning
example
Örnekler
Ce discours prépare des changements politiques.
Bu konuşma, siyasi değişiklikleri hazırlar.
05

hazırlamak, hazırlanmak

faire les actions nécessaires pour être prêt
préparer definition and meaning
example
Örnekler
Nous nous préparons depuis une heure.
Bir saattir hazırlanıyoruz.
06

gerçekleşmek üzere olmak, gelmek üzere olmak

être en voie de se produire
préparer definition and meaning
example
Örnekler
Une révolution se prépare dans le pays.
Ülkede bir devrim hazırlanıyor.
07

hazırlanmasına yardım etmek, hazırlıkta yardımcı olmak

aider quelqu'un à se préparer ou à accomplir une tâche
example
Örnekler
Le coach prépare l' équipe pour le match.
Koç, takımı maç için hazırlar.
08

hazırlamak, alıştırmak

mettre quelqu'un dans l'état psychologique nécessaire avant une annonce
example
Örnekler
Le médecin prépare la famille au diagnostic.
Doktor, aileyi tanıya hazırlar.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store