black eye
Pronunciation
/blˈæk ˈaɪ/

"black eye"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Black eye
01

göz morluğu

an area of bruised skin surrounding the eye caused by a blow or injury
black eye definition and meaning
informal
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
black eyes
Örnekler
He slipped on the ice and fell face-first, resulting in a painful black eye.
Buzda kaydı ve yüzüstü düştü, bu da acı verici bir göz morluğu ile sonuçlandı.
02

darbe, engel

an issue causing progress to slow down or stop entirely
black eye definition and meaning
idiom
Örnekler
The economic downturn has been a black eye for the country's financial stability.
Ekonomik düşüş, ülkenin mali istikrarı için bir kara leke oldu.
03

kara leke, itibar kaybı

a negative perception of someone or something
black eye definition and meaning
idiom
Örnekler
The company 's unethical business practices have given the entire industry a black eye.
Şirketin etik dışı iş uygulamaları, tüm sektöre gözaltı morluğu verdi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store