Ara
Black eye
01
göz morluğu
an area of bruised skin surrounding the eye caused by a blow or injury
informal
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
black eyes
Örnekler
He slipped on the ice and fell face-first, resulting in a painful black eye.
Buzda kaydı ve yüzüstü düştü, bu da acı verici bir göz morluğu ile sonuçlandı.
02
büyük engel, ilerlemeyi yavaşlatan sorun
an issue causing progress to slow down or stop entirely
idiom
Örnekler
The economic downturn has been a black eye for the country's financial stability.
Yazılım hatası tüm lansmanı yavaşlatan büyük bir engeldi.
03
kötü imaj, itibar lekesi
a negative perception of someone or something
idiom
Örnekler
The company 's unethical business practices have given the entire industry a black eye.
Güvenlik raporu fabrika için bir başka itibar lekesi oldu.



























