Ara
to turn away
01
uzaklaşmak, arkasını dönmek
to reposition oneself to avoid facing a particular individual or object
Intransitive: to turn away from an unpleasant or irritating sight
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
hareket fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
away
temel fiil
turn
şimdiki zaman
turn away
3. tekil kişi
turns away
şimdiki zaman ortacı
turning away
basit geçmiş zaman
turned away
geçmiş zaman ortacı
turned away
Örnekler
She instinctively turned away from the unpleasant scene.
O, içgüdüsel olarak hoş olmayan sahneden uzaklaştı.
02
uzaklaşmak, yönünü değiştirmek
to move away from one's area of interest or original path
Intransitive: to turn away | to turn away from a course of action
Örnekler
Faced with resistance, the manager decided to turn away from the original plan and consider alternative solutions.
Dirence direnişle karşılaşan yönetici, orijinal plandan uzaklaşmaya ve alternatif çözümleri düşünmeye karar verdi.
03
yönünü değiştirmek, saptırmak
to change direction of something, causing it to face a different way or deviate from its original alignment
Transitive: to turn away sth
Örnekler
In the storm, the strong winds turned away the ship from its planned course.
Fırtınada, güçlü rüzgarlar gemiyi planlanan rotasından saptırdı.
04
geri çevirmek, reddetmek
to not allow someone to enter or become a member
Transitive: to turn away sb
Örnekler
The school turned away students who didn't meet the enrollment criteria.
Okul, kayıt kriterlerini karşılamayan öğrencileri geri çevirdi.



























