tick
tick
tɪk
tik
thicktrick

"tick"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Tick
01

kene

any small parasitic arachnid that feeds on the blood of warm-blooded vertebrates 
tick definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
hayvan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
ticks
02

tik, tıkırtı

a metallic tapping sound 
03

hafif yatak, hafif şilte

a light mattress 
04

işaret, onay işareti

a mark indicating that something has been noted or completed etc. 
05

an, lahza

a very short moment of time 
Dialectbritish flagBritish
gayriresmî
Örnekler
I'll be back in a tick, just grabbing my keys. 

Bir an içinde döneceğim, sadece anahtarlarımı alıyorum.

to tick
01

tıklamak

to make a repetitive, light, clicking sound, like that of a clock or a machine 
Intransitive
to tick definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
tick
3. tekil kişi
ticks
şimdiki zaman ortacı
ticking
basit geçmiş zaman
ticked
geçmiş zaman ortacı
ticked
Örnekler
The metronome ticked rhythmically, helping the musician maintain the tempo. 

Metronom ritmik bir şekilde tık tık yaparak müzisyenin tempoyu korumasına yardımcı oldu.

02

işaretlemek, saymak

to signal or announce something using a ticking sound or mark 
Transitive: to tick sth
Örnekler
The clock steadily ticked the minutes. 

Saat dakikaları düzenli olarak işaretliyordu.

03

işaretlemek, onay işareti koymak

to make a checkmark next to an item or select an option on a list or form 
Dialectbritish flagBritish
Transitive: to tick an item or option
Örnekler
Please tick the box next to your preferred choice on the registration form. 

Lütfen kayıt formunda tercih ettiğiniz seçeneğin yanındaki kutuyu işaretleyin.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store